Shea türkçesi Shea nedir

  • Tropik bir tür afrika ağacı.
  • Beyaz bir yağ çıkarılan (shea tereyağı) tohumlar veren tropikal afrika ağacı.

Shea ile ilgili cümleler

English: Have you ever sheared a sheep?
Turkish: Hiç koyun kırptın mı?

English: Ali is shearing the sheep.
Turkish: Ali koyunları kırpıyor.

English: I am shearing the sheep.
Turkish: Koyunları kırkıyorum.

English: I cannot shear my sheep now. It's still cold.
Turkish: Koyunumu şimdi kırkamam. Hava hala soğuk.

English: A sheath for a sword is a scabbard.
Turkish: Kılıcın kılıfına kın denir.

Shea ingilizcede ne demek, Shea nerede nasıl kullanılır?

Shea tree : Beyaz bir yağ çıkarılan (shea tereyağı) tohumlar veren tropikal afrika ağacı.

Sheaf : Tomar. Deste. Bağlam. Demet yapmak. Bağ. Demetlemek. Demet.

Sheaf of corn : Mısır demeti. Ekin demeti.

Sheaf of fire : Yaylım ateşi. Dağılma konisi.

Sheafed : Demetlemek. Demet yapmak. Demetlenmiş.

Shear a sheep : Koyundan yün almak. Koyun kırpmak.

Shear test : Makaslama deneyi. Makaslama testi. Kopma testi. Kesme testi.

Sheafing : Demetleme. Demet yapma. Demetlemek. Demet yapmak.

Shear joint : Makaslama çatlağı. Karşıt yönlü güçlerin etkisinden üreyen çatlak.

Shear : Makaslama. Biçilmek. Soymak. Birbirine koşut olan karşıt yönlerdeki güçlerin etkimesi. Kesmek. Yoksun bırakmak. Makaslama gücü. Kısa budamak. Kırkmak. Mahrum etmek.

 

İngilizce Shea Türkçe anlamı, Shea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inlet : Körfez. Giriş ağzı. Kakılmış şey. Giriş yeri. Körfezcik. Giriş noktası. Ağız. Haliç. Giriş. Koy.

Water : Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kedi köpek vb'ne su vermek. Sulamak. Harelemek. Sulandırmak. Su vermek. Göz sulanmak. Yaşarmak. Islatmak.

Bay : Peron. Ürümek. Ulumak. Defne. Koy. Küçük körfez. Duvar bölmesi. Uluma. Küçük boyutlu körfez, bk. körfez. Doru.

Gulf : Çok derin kanyon. Denizlerin türlü biçimlerde karalar içine sokulmuş kolu. Körfez. Boşluk. Girdap. Büyük körfez. Uçurum. Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Anafor.

Recess : Girinti yapmak. Kovuk. Duvar girintisini koymak. Ara verme. Yerleştirmek. Tatile girmek. Ara vermek. Paydos etmek. Dinlenmek. Tatil yapmak.

Embayment : Körfez. Koy. Kıyıyı koy haline getiren oyukluk.

South sea : Büyük okyanusun güney kısmına özgü. Büyük okyanus. Güney denizi. Pasifik okyanusu'nun güney kesimi.

Deformation : Biçimsizleştirme. Normal biçimin veya yapının bozulması. Bozulma. Şekil değiştirme. Bozulma, normal biçimini ve yapısını kaybetme, deformasyon. Biçimini bozma. Çirkinleştirme. Yamulma. Bozunum.

Hydrosphere : Suküre. Hidrosfer. Yerküredeki tüm su kaynaklarının oluşturduğu tabaka. Yeryüzündeki denizleri, gölleri, akarsuları ve taban sularını kapsayan bölge.

Shea synonyms : body of water.

Shea zıt anlamlı kelimeler, Shea kelime anlamı

Persistent : Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan. Israrcı. Sürekli. Bitmek bilmeyen. Kalıcı. Sürüp giden. Vazgeçmez. Israrlı. Israr eden.