Shekels türkçesi Shekels nedir

Shekels ile ilgili cümleler

English: So far there was only one participant who won one million Israeli Shekels in "Who Wants to Be a Millionaire" in Israel.
Turkish: İsrail'deki "Kim milyoner olmak ister" yarışmasında şimdiye kadar yalnızca bir katılımcı bir milyon İsrail Şekeli kazanabildi.

English: I need 100 shekels.
Turkish: 100 şekele ihtiyacım var.

English: If you want to go to Israel, you need many shekels. Water costs only 0,50 ₪.
Turkish: İsrail'e gitmek istiyorsan çok paraya ihtiyacın var. Su sadece 0,50 ₪.

Shekels ingilizcede ne demek, Shekels nerede nasıl kullanılır?

Rake in the shekels : Para kırmak.

Fluctuated the shekel : Ekonomik durumdaki dalgalanmaya göre şekel veya miskal oranını değişen.

New israeli shekel : İsrail para birimi. Yeni israil şekeli.

Shekel : Servet. Şekel. İsrail para birimi. Miskal. Şekel (finlandiya terimi).

Shekinah : Allah'ın tecellisi.

She dog : Dişi köpek.

She is beginning to show : O kız şu an bir kimsenin onun karnının yuvarlaklığını görebileceği şekilde hamileliğinin ilerlemiş safhasında bulunuyor. Gösteriye başlıyor.

She has seen better days : Daha iyi günler görmüştü. Durumu alışık olduğu kadar iyi değil. Diğer günlerde daha fazla şansı olmuştu.

She gives him the go by : Ona dikkat etmiyor. Onunla ilgilenmiyor. O kız o erkeği önemsemiyor.

 

She ass : Dişi eşşek.

İngilizce Shekels Türkçe anlamı, Shekels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shekels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brass : Pirinç. Mangır. Yüksek rütbeli subaylar. Tıngır. Bando. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Cüret. Yüzsüzlük. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide.

Lucre : Akçe.

Sugar : Tatlım. Şeker. Şeker koymak. Kompliman yapmak. Şekerim. Esas olarak sükroz'dan ibaret olan, glukoz ve fruktoza hidrolize olan, doğal olarak şeker pancarı, şeker kamışı, sorgum ve benzerlerinde en çok bulunan, kristalleşebilen tatlı, molekül sayısı 10’dan az olan bir disakkarit. İltifat. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur.).

Abundances : Miktar. Taşkınlık. Varlık ve rahatlık. Bolluk. Feyiz. Bet bereket. Coşkunluk. Bereket. Kesret.

Jiggy : Zenginlik. (argo) para. Seks.

Fortune : Kader. Uğur. Varlık. Kaza. Fal. Zenginlik. Bakı. Devran.

Brassing : Yüzsüzlük. Bando. Cüret. Pirinçle kaplamak. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Küstahlık. Pirinç. Tıngır.

Beans : Fasulye. Pek az. Sakinleştiriciler. (argo terim) para. (uyuşturucu argosu) kokain. Küçücük. Yatıştırıcılar. Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Çok az.

 

Pelf : Yağma. Varlık. Haksız kazanç. Vurgun.

Banknote : Papel. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Saymaca kağıt para. Kaime. Banknot. Kağıt para.

Shekels synonyms : dinero, boodle, breads, money, brasses, financial resources, wampum, caste, bread, kale, abundance, chink, simoleons, chinks, havings, cabbage, asset, castes, loot, cash, gelt, exchequers, effects, boodles, dough, golds, cashes, moolah, clams, coffering, coffer, bunce, lettuce.