Shopper türkçesi Shopper nedir

  • Alışveriş yapan kişi.
  • İçinde yerel haberler ve reklamlar yayınlanan ücretsiz gazete.
  • Ücretsiz yerel gazete.
  • Müşteri.
  • Alışverişçi.
  • Alışveriş yapan kimse.
  • Alışveriş eden kimse.

Shopper ile ilgili cümleler

English: The shoppers stood in a line.
Turkish: Müşteriler sırada bekliyor.

English: That's the biggest grasshopper I've ever seen.
Turkish: O şimdiye kadar gördüğüm en büyük çekirge.

English: The street was bustling with shoppers.
Turkish: Sokak alışverişçilerle hareketliydi.

English: That's not a grasshopper. It's a locust!
Turkish: O bir çekirge değil, o bir ağustos böceği!

Shopper ingilizcede ne demek, Shopper nerede nasıl kullanılır?

Window shopper : Vitrinlere bakan kimse.

Shoppers : Alışveriş yapan kişi. Ücretsiz yerel gazete. Alışveriş eden kimse. Alışveriş yapan kimse. İçinde yerel haberler ve reklamlar yayınlanan ücretsiz gazete. Alışverişçi. Müşteri.

Grasshopper : Çeşitli solucanların arakonakçısı ve tarım bitkilerinin başlıca zararlısı olarak suçlu birçok düzkanatlının ortak adı. Çekirge.

Grasshopper warbler : Çekirge kamışçını.

Grasshoppers : Pırpır. Küçük uçak. Çekirgeler. Çekirge.

Shopping bag : Eşyaları koymak için kullanılan özel çanta. Alışveriş çantası. Alışveriş poşeti. Alışveriş torbası.

 

Green grasshopper : Ot çekirgeleri familyasından olup, dişileri yedi santimetre büyüyebilen ve yaprak yiyerek yaşayan obur çekirge. Yeşil çekirge. Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, 5-6 cm kadar uzunlukta, ot yeşili renginde, duyargaları çok uzun olan bir tür.

Grasshoppers and cockroaches : Düz kanatlılar. Eklem bacaklılar (arhtropoda) dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, öndeki kanat çifti dar, arkadakiler geniş ve zar gibi, ağız parçaları çiğnemeye elverişli, karada yaşayan ve sıcağı seven, etçil ya da otçul, yan başkalaşım gösteren bir takım. cırcır böceği (gryllus campestris), danaburnu (gryllotalpha gryllotalpha), peygamberdevesi (mantis religiosa), kulağakaçan (forficula auricularia), ekin çekirgesi (acrida bicolor), yeşil çekirge (locusta viridisima), afrika göçmen çekirgesi (l.migratoria), italyan çekirgesi (calyptamus italicus), mısır çekirgesi (anacridium aegypteum), sopa çekirgesi (dixipus morosus) iyi bilinen türleridir. çekirgeler.

Shopped : Gammazlamak. Araştırmak. Hapse atmak. Aldatılmış (eş). Araştırma yapmak. Ele vermek. Alışveriş etmek. Alışverişe çıkmak.

Shoppes : Dükkan (perakende satış yapılan). Dükkan.

İngilizce Shopper Türkçe anlamı, Shopper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shopper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buyer : Satın almacı. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Alan. Malı satın alan. Alıcı firma. Alıcı. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Satın alma görevlisi.

 

Clients : Müvekkil. Hizmetten yararlananlar. Müşteriler. Alıcı. Hasta. Bağımlı ülke.

Agent : Gümrük işgüderi. Vekil. Distribütör. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Etmen. Etkili olan kimse. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Araç. Faktör. etken. Temsilci.

Custom : Adet. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Örf ve adetler hukuku. Huy. İtiyat. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Müşterisi olma. Gelenek.

Jupiter : Jüpiter (mitoloji terimi). Erendiz. Jüpiter (astronomi terimi). Jüpiter. Güneş çevresinde dolanan gezegenlerden en büyüğü. Florida eyaletinde yerleşim yeri.

Customers : Hizmetten yararlananlar. Herif. Müşteri kitlesi. Alıcılar. Tip. Müşteriler. Alıcı.

Connection : İki borunun birbirlerine eklenme yeri. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. İlişik. Dost. Uyuşturucu satıcısı. Alaka. Aktarma. Bağlantı. Alışveriş.

Buyers : Satın alma görevlisi. Satın almacı. Alıcı.

Demander : Davacı (hukuk terimi). Talep sahibi. Alacaklı. Talep eden.

Bargain hunter : Kelepirci. Ucuzcu. Pazarlıkçı. İndirim avcısı. İndirim ve ucuzluk peşinde koşan kimse.

Shopper synonyms : shopaholic, patron, debtor, customer, clientele, emptor, shoppers, consumer, clienteles, client.

Shopper ingilizce tanımı, definition of Shopper

Shopper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who shops.