Shoppers türkçesi Shoppers nedir

  • Alışveriş yapan kimse.
  • Ücretsiz yerel gazete.
  • Alışveriş eden kimse.
  • Alışveriş yapan kişi.
  • Müşteri.
  • İçinde yerel haberler ve reklamlar yayınlanan ücretsiz gazete.
  • Alışverişçi.

Shoppers ile ilgili cümleler

English: The street was bustling with shoppers.
Turkish: Sokak alışverişçilerle hareketliydi.

English: The shoppers stood in a line.
Turkish: Müşteriler sırada bekliyor.

Shoppers ingilizcede ne demek, Shoppers nerede nasıl kullanılır?

Grasshoppers : Pırpır. Çekirge. Çekirgeler. Küçük uçak.

Grasshoppers and cockroaches : Eklem bacaklılar (arhtropoda) dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, öndeki kanat çifti dar, arkadakiler geniş ve zar gibi, ağız parçaları çiğnemeye elverişli, karada yaşayan ve sıcağı seven, etçil ya da otçul, yan başkalaşım gösteren bir takım. cırcır böceği (gryllus campestris), danaburnu (gryllotalpha gryllotalpha), peygamberdevesi (mantis religiosa), kulağakaçan (forficula auricularia), ekin çekirgesi (acrida bicolor), yeşil çekirge (locusta viridisima), afrika göçmen çekirgesi (l.migratoria), italyan çekirgesi (calyptamus italicus), mısır çekirgesi (anacridium aegypteum), sopa çekirgesi (dixipus morosus) iyi bilinen türleridir. çekirgeler. Düz kanatlılar.

 

Window shopper : Vitrinlere bakan kimse.

Shopper : Müşteri. Alışveriş eden kimse. İçinde yerel haberler ve reklamlar yayınlanan ücretsiz gazete. Ücretsiz yerel gazete. Alışveriş yapan kimse. Alışverişçi. Alışveriş yapan kişi.

Grasshopper : Çekirge. Çeşitli solucanların arakonakçısı ve tarım bitkilerinin başlıca zararlısı olarak suçlu birçok düzkanatlının ortak adı.

Grasshopper warbler : Çekirge kamışçını.

Shopping bag : Eşyaları koymak için kullanılan özel çanta. Alışveriş çantası. Alışveriş poşeti. Alışveriş torbası.

Knee high to a grasshopper : Çok küçük veya çok genç. Kısa boylu. (argo) bacak kadar. Çok genç ve küçük.

Shoppes : Dükkan (perakende satış yapılan). Dükkan.

Shopped : Araştırmak. Alışverişe çıkmak. Aldatılmış (eş). Araştırma yapmak. Gammazlamak. Hapse atmak. Ele vermek. Alışveriş etmek.

İngilizce Shoppers Türkçe anlamı, Shoppers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoppers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grounder : Temelini atan veya kuran kimse. Yerde yuvarlanan top. Yere vurulunca zıplayan top. Yerden giden top. Yerde yuvarlanması amacıyla vurulan top (spor).

Chop : Kıymak. Dalgalar için çırpınmak. Pat diye söylemek. Yandan vuruş yapmak (kriket). Yarmak. Balta ile kesmek. Baltayla kesmek. Kesmek. Kırmak (balta ile). Parçalamak.

Buyers : Satın almacı. Alıcı. Satın alma görevlisi.

Customer : Herif. Alıcı. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Mal alıcısı. Tip. Mal veya hizmetler için ödeme yapan kişi. Sipariş veren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Customers : Hizmetten yararlananlar. Alıcı. Alıcılar. Tip. Müşteri kitlesi. Müşteriler. Herif.

Connection : Bağıntı. Dost. Dostluk. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Aktarma. İlişik. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Alışveriş. Aktarmalı taşıt.

Consumer : Müstehlik. Kullanıcı. Ototrof organizmaların ürettiği kaynakları tüketen heterotrof organizmalar. Alıcı. Mal ve hizmetleri doğrudan doğruya kullanarak gereksinimlerini karşılayan iktisadi karar birimi. Tüketiciler. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal ve özdekleri, yiyeceği kullanan, tüketen kişi. Tüketici. Yoğaltıcı.

Clienteles : Alıcılar. Müşterilerin hepsi. Müşteriler. Müvekkiller. Hastalar. İşletmenin bütün müşterileri. Müşteri topluluğu.

Client : Hasta. Bağımlı ülke. Müvekkil. İstemci. İş sahibi. Alıcı. Reklam veren.

Shoppers synonyms : ground ball, groundball, shopper, buyer, hopper, bargain hunter, patron, debtor, shopaholic, clientele, clients, custom, emptor, demander, jupiter.