Showroom türkçesi Showroom nedir

Showroom ile ilgili cümleler

English: This is the fastest car in our showroom.
Turkish: Galerimizdeki en hızlı araba budur.

English: Our showroom made a hit with young ladies.
Turkish: Sergi salonumuz genç bayanlarca çok sevildi.

English: Our company's showroom was a hit with the ladies.
Turkish: Firmamızın sergi salonu bayanlar tarafından çok beğenildi.

Showroom ingilizcede ne demek, Showroom nerede nasıl kullanılır?

Factory outlet showroom : Fabrika ürünlerinin sergilendiği mekan.

Showrooms : Sergi salonu. Satış yeri. Sergi salonları. Gösteri salonu. Showroom.

Show a clean pair of heels : Uçarcasına kaçmak. Tabanları yağlamak. Kaçmak. Birisinden hızla kaçmak. Tüymek. Hızlıca kaçmak.

Show ability : Kendini göstermek. Yapabileceğini göstermek. Yetenek göstermek.

Show active cell : Etkin hücreyi göster.

Show all files : Tüm dosyaları göster.

Show all messages : Tüm iletileri göster.

Show all records : Tüm kayıtları göster.

Show around : Gezdirmek. Dolaştırmak.

Show all pages of : Tüm sayfalarını göster.

İngilizce Showroom Türkçe anlamı, Showroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Showroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Parlor : Görüşme salonu. Oda kasa. Oturma odası. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Küçük salon.

Chalone : Bir organın faaliyetini yavaşlatan iç salgı. Kalon.

Second balcony : Roma tiyatrosunda yüksek ve uzun takma saç. tiyatro yapılarında ikinci asma kat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birden çok asma katlı seyir yerleri olan tiyatrolarda ikinci asma kat. Bazı büyük sinemalarda, alttan ilk balkonun üzerindeki balkon. İkinci balkon. İkinci asma kat.

Halls : Yemekhane. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Konak. Hol. Antre. Yurt. Koridor. Kabul salonu.

Chalones : Şalonlar. Kalon. Hücrelerin çoğalmalarını kontrol altında tutan, glikoprotein yapısında, dokuya özgü, hücrelerden salıverilen, yara iyileşmesinde etkili bir grup madde.

Porticos : Sütunlu giriş. Kemeraltı. Revak. Portik.

Heading : Pozisyon. Rota. Serlevha. Bilgisayar, gümrük, madencilik alanlarında kullanılır. Bir bildirmelik başlığına giren mal ya da malları ad, nitelik ve özellikleri ile belirten sözcüklerin topu. Başlık. Ana fikir. Kafa vuruşu. Lağım sürme. Başlık (yazıda).

Parlors : Oturma odası.

Auditorium : Toplantı salonu. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Seyir yeri. Konferans salonu. Konser salonu. Dinleme salonu. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan. Oditoryum. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Dinleti salonu.

 

Showrooms : Showroom. Sergi salonları.

Showroom synonyms : salesrooms, art gallery, roadway, lounge, adit, gallerying, outlets, selling area, living room, parlour, roadways, divan, portico, saleroom, outlet, panopticon, hippodromes, selling space, drawing room, gallery, adits, exhibition hall, show room, pigeonry, salons, galleries, hippodrome, hall, lounges, salon, divans, culvert, galleria.

Showroom ingilizce tanımı, definition of Showroom

Showroom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room or apartment where a show is exhibited.