Shrank türkçesi Shrank nedir

Shrank ile ilgili cümleler

English: My sweater shrank in the wash.
Turkish: Kazağım yıkanırken çekti.

English: That shirt used to look really nice on you, but I think it shrank in the dryer.
Turkish: Eskiden o gömlek seni çok yakışırdı, sanırım onu kurutma makinesinde küçülmuş

English: My jeans shrank in the wash.
Turkish: Benim kot yıkamada küçüldü.

English: My jeans shrank after I washed them.
Turkish: Pantolonum onu yıkadıktan sonra çekti.

English: I felt as if he shrank from meeting me.
Turkish: Sanki onun benimle karşılaşmaktan çekindiğini hissettim.

Shrank ingilizcede ne demek, Shrank nerede nasıl kullanılır?

Bushranger : Suçlu. Çalılık araziye saklanıp orada yaşayan kanun kaçağı. Haydut.

Shradan : Shradan. Sistemik olarak kullanılan, renksiz, kokusuz, suyla karışabilen ve çok zehirli etkiye sahip ilk insektisit ilaç.

Shrapnel : Bomba parçası. Bozuk para. Şarapnel. Şarapnel parçası.

Shrapnell : Şarapnel. Bir bomba veya füzenin patlaması ile etrafa saçılan küçük metal parçalar.

Ashram : İnsanların kutsal ayinleri öğrenmek ve yerine getirmek için buluştukları yer (hinduizm). Hinduizm'de inziva yeri. Dini inziva yeri.

 

Washrag : Bulaşık bezi. Yıkama ve temizleme için kullanılan küçük bez. Yıkama bezi. Sabun bezi.

Ashrams : Hinduizm'de inziva yeri. Dini inziva yeri. İnsanların kutsal ayinleri öğrenmek ve yerine getirmek için buluştukları yer (hinduizm). Ashram.

Shredders : Parçalayıcı. Dilimleme makinesi. Rende.

Dishrags : Bulaşık yıkamak için kullanılan bez. Bulaşık bezi.

Shredded : Küçük küçük kesilmiş. Lime lime edilmiş. Kıyılmış. Küçük parçalara bölünen. Doğranmış. Parçalanmış. Dilimlenmiş. Uzun parçalara ayrılan. Dilinmiş.

İngilizce Shrank Türkçe anlamı, Shrank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shrank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abates : Geçmek. Dindirmek. Yatıştırmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Ceza indirimi yapmak. Eksilmek. Hafifletmek. Azaltmak. Çekilmek.

Gather : Bir araya gelmek. İrin toplamak. Dermek. Biriktirmek. Kendini toplamak. Toplanmak. Toplamak. Seçmek. Büzmek (dikiş).

Bottom out : İyice düşmek. Üzülmek. En aşağı düzeye indirmek. En düşük seviyeye ulaşmak. Dibe vurmak.

Constricting : Sıkıştıran. Sıkmak. Sıkma. Daraltmak. Baskı yapmak. Kısıtlamak. Sıkıştırmak.

Diminish : Hafifletmek. Kısmak. Azaltmak. Eksiltmek. Kısaltmak. Sivriltmek. Eksilmek.

Demeaned : Alçaltmak. Küçük düşürmek. Davranmak. Davranış sergilemek. Terbiyeli olmak.

End man : Komedyen.

Constricts : Kısmak. Sıkıştırmak. Boğaz. Daraltmak. Kısıtlamak. Baskı yapmak. Büzme. Sıkmak. Sıkıştırmak (elbise vb).

Detest : Tav olmak. Tiksinmek. İğrenmek. Nefret etmek.

 

Abstaining from : Bir şeyden uzak durmak.

Shrank synonyms : give thanks, shir, boggle, abstain, abstains, abated, be on the decline, decay, abase, shrink, puckers, abide, arrest, disliked, crouched, absorbs, alleviate, absorb, become small, dwindles, demean, abided, convey, narrowed, be lowered, abstract, recognize, narrow, shirr, contracts, detesting, derogate, heat.

Shrank zıt anlamlı kelimeler, Shrank kelime anlamı

Increase : Eder artırımı. Üremek. Artma. Arttırmak. Artmak. Büyümek. Artış. Yükselmek. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.