Shrapnel türkçesi Shrapnel nedir
- Şarapnel parçası.
- Bozuk para.
- Bomba parçası.
- Şarapnel.
Shrapnel ingilizcede ne demek, Shrapnel nerede nasıl kullanılır?
Shrapnell : Şarapnel. Bir bomba veya füzenin patlaması ile etrafa saçılan küçük metal parçalar.
Shradan : Sistemik olarak kullanılan, renksiz, kokusuz, suyla karışabilen ve çok zehirli etkiye sahip ilk insektisit ilaç. Shradan.
Shrank : Küçültmek. Büzülmek. Hoşlanmamak. Büzmek. Azalmak. Küçülmek. Kısalmak. Daralmak. Çekinmek. Çekmek.
Ashram : İnsanların kutsal ayinleri öğrenmek ve yerine getirmek için buluştukları yer (hinduizm). Hinduizm'de inziva yeri. Dini inziva yeri.
Ashrams : Hinduizm'de inziva yeri. İnsanların kutsal ayinleri öğrenmek ve yerine getirmek için buluştukları yer (hinduizm). Ashram. Dini inziva yeri.
Feel like a dishrag : Eskimiş ve yumuşamış hissetmek. Bulaşık bezi gibi hissetmek.
Washrags : Sabun bezi. Yıkama bezi. Yıkama ve temizleme için kullanılan küçük bez. Bulaşık bezi.
Bushranger : Suçlu. Çalılık araziye saklanıp orada yaşayan kanun kaçağı. Haydut.
Dishrag : Bulaşık bezi. Bulaşık yıkamak için kullanılan bez.
Dishrags : Bulaşık bezi. Bulaşık yıkamak için kullanılan bez.
İngilizce Shrapnel Türkçe anlamı, Shrapnel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shrapnel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fractional currency : Hararetli bir şekilde. Ufaklık.
Loose change : Madeni paralar. (cepteki) bozuk para.
Shell : Bina iskeleti. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Deniz kabuğu. Ayıklamak. Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri. Top ateşiyle dövmek. Deniz hayvanı kabuğu. Soymak. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Kabuk.
Slummy : Gecekondu semtine benzeyen. Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı. Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip. Dökülen. Gecekondu mahallesi özelliğinde olan. Kirli. Pis.
Small money : Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Ufak para.
Small change : Önemsiz kimse. Ufaklık. Önemsiz sözler. Bozukluk. Küçük değişiklik. Ufak para.
Chicken feed : Kuş yemi. Devede kulak. Az para. Tavuk yemi. Kristal meth. Met. Bozukluk. Metaamfetamin.
Coin : Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para kazanmak. Maden para. Basmak. Sözcük uydurmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Madeni para. Para bastırmak. Uydurmak. Para basmak.
Bits : Parçalar. Gem. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Nebze. Kırıntı. Eksik etek. Matkap. Uç. Parça. Dizgin.
Bit : Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Miktar. Gem. Uç. İkil. Parça. Metal veya kauçuktan yapılmış ve at yarışlarında atların ağırlıklarını dengelemek için kullanılan cisim. Ufak rol. Keski. Kısa süre.
Shrapnel synonyms : mintage, grapeshot, divisional coin, fractional money, canister shot, token money, case shot, shrapnell, coins, chickenfeed.
Shrapnel ingilizce tanımı, definition of Shrapnel
Shrapnel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Applied as an appellation to a kind of shell invented by Gen. H. Shrapnel of the British army.

Bu kısımda Shrapnel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shrapnel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shrapnel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shrapnel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.