Siği nedir, Siği ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Etek, etek ucu.

Siği anlamı, kısaca tanımı

Siğilcenni : Kurnaz, sessizce iş yapan, sinsi

Siğilcik : Küçük dolu.

Siğilemek : 1.Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. 2.Canı yanan köpek inler gibi ses çıkarmak. Madensel kaplar dokununca ses çıkarmak. Canı yanan köpek ve benzerleri hayvan inler gibi ses çıkarmak.

Siğilli : Edirne ilinde, Keşan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Siğilli bıcılgan : Bıcılganın sızıntılı, hiperplazik ve kronik durumu.

Siğilli kurbağa : Kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, kara kurbağasıgiller (Bufonidae) familyasından, sırt tarafı kahverengimsi ve üzerinde az sayıda koyu lekeler bulunan, zehir bezleri ve uzun dilleri olan bir tür.

Siğilli tırtıl : Öne yakın sırt bölgesinde irice bir çıkıntı görülen ve meyve yapraklarının oldukça önemli düşmanlarından biri sayılan kara başlı kelebek kurtçuğu.

Siğilotu : Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Siğiltilenmek : Oyalanmak : Gel orada siğiltilenme şu işi gör.

Siğim siğim : [Bakınız: siyim siyim]. Yavaş yavaş, ince ince (yağmur yağmak, su, gözyaşı ve benzerleri akmak için). Sessizce, sessiz sessiz.

Siğin : Yağmurun yel etkisiyle eğik inmesi. Üçeteğin etek uçları ya da arka parçası. Etek ucu.

 

Siğin siğin : Yavaş yavaş, ince ince (yağmur yağmak, su, gözyaşı ve benzerleri akmak için).

Siğinni zıbın : Üçetek.

Siğirceklenmek : Tuzsuz et, yağ, peynir ya da yoğurt kurtlanmak.

Siğircik : 1.İri damlalı yağmur. 2.Bahar yağmuruyla yağan ince kar.

Siğirdim vermek : Eğim, akıntı vermek.

Siğirmek : Bir şeyi kendine mal etmek, üstüne yatmak : Malını siğirmedim yal. Sindirmek, hazmetmek.

Siğirotu : Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Siğirse olmak : Ağaç, odun ve benzerleri ıslanarak yanmaz duruma gelmek.

Siğirseği : 1.Anlayışı az kimse. [Bakınız: siğlim]. Davranışları ağır, beceriksiz. Sert, sinirli (et için).

Siğirsek : 1.Geç pişen, sertleşmiş, kartlaşmış (et, sebze, meyve). 2.Yaşlanmış, kocamış kişi. Güç pişen, iyi pişmemiş (et, sebze, ve benzerleri için). Sert, sinirli (et için).

Siğirtmek : Koşmak.

Siğişmek : Isınmak, alışmak, benimsemek. Alışmak.

Siğiştirmek : Sindirmek, hazmetmek.

Tırnaklar arası siğil : Parmak arası fibrom.

Siğil : Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur. Odun yarmakta kullanılan ağaç veya demir kama.

Siğil otu : Kalınca yaprakları, çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Diğer dillerde Siguatoksin anlamı nedir?

İngilizce'de Siguatoksin ne demek ? : ciguatoxin