Sideman türkçesi Sideman nedir
- Grup üyesi.
- Akompanist.
- Bir solo gösteriyi desteklemek için müzik çalan müzisyen.
- Bir grup veya orkestranın üyesi.
Sideman ingilizcede ne demek, Sideman nerede nasıl kullanılır?
Sidemen : Bir solo gösteriyi desteklemek için müzik çalan müzisyen. Bir grup veya orkestranın üyesi. Akompanist.
Nitricoxsidemyoglobin : Kürlenmiş et ürünlerinde nitrit indirgendikten sonra oluşan nitrik oksidin miyoglobinle oluşturduğu bileşik. Nitrik oksit miyoglobin.
Side against : -e karşı olmak.
Side arms : Bele takılan küçük silahlar. Bir askerin yanında sakladığı silahlar. Belde taşınan silahlar. Hafif silahlar.
Side band : Değiştirime uğramış bir taşıyıcı dalganın iki yanında yer alan yinelenimler kuşağı; başka bir deyişle, değiştirime uğramış bir dalganın, taşıyıcı dalga dışındaki yinelenimleri. (bunlar alt yan kuşak, üst yan kuşak adlarını alır). Yan-kuşak. Yan bant. Yan kuşak. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kiplenik radyo dalgalarında, taşıyıcı sıklığın iki yanındaki sıklık kuşaklarından her biri.
Side cut : Kenar yolu. Yan yol. Kestirme yol. Kestirme. Farklı yönlere ayrılan yol. Çengel vuruş.
Side by side paragraphs : Yanyana paragraflar.
Side blown converter : Yandan üflemeli konvertör. Yandan üflemeli dönüştürgeç.
Side bones : At tırnağı kıkırdağının aseptik, kronik ve ilerleyici yangıları sonucu kalsiyum tuzları birikimiyle kemikleşmesi, kartilago ungulanın ossifikasyonu. At tırnağı kıkırdağının kemikleşmesi. Kartilago ungularisin ossifikasyonu.
Side by side parlours : Yan yana sağım tesisi. Paralel sağım tesisi.
İngilizce Sideman Türkçe anlamı, Sideman eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sideman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tackle : Avadanlık. Donatı. Ele almak (bir problemi). Topu ayağından almak. Takım. Soyunmak (girişmek anlamında). Saldırmak. Üstesinden gelmek. (olta vb) takım. Marke etmek.
Guard : Gümrük, iktisat, tarih alanlarında kullanılır. Beklemek. Önlem almak. Uyanıklık. Kolcu. Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru. Bekçi. Emniyet (silah). Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Denetlemek.
Footballer : Futbolcu. Topçu.
Football player : Futbolcu.
Groupers : Hani balığı. Lagos. Lagos balığı. Orfoz. Balık (deniz). Sarı hani balığı. Orfoz balığı.
Grouper : Sarı hani balığı. Lagos. Orfoz. Hani balığı. Lagos balığı. Balık (deniz). Orfoz balığı.
Accompanists : Eşlik eden kimse. Eşlik eden. Eşlik eden kimse (müzik terimi). Akompanist (müzik terimi). Eşlik eden kişi. Vokalist. Eşlikçi.
Play : Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Numarası yapmak. Bahis yapmak. Oynamak. Oynaşmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Kımıldamak. Piyes. Sunmak. Tutmak.
Club member : Bir kulübe ait kimse. Kulüp üyesi.
Sideman synonyms : child's play, sidemen, center, snapper, accompanist, end.

Bu kısımda Sideman kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sideman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sideman anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sideman ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.