Footballer türkçesi Footballer nedir

Footballer ile ilgili cümleler

English: The legendary footballer Diego Armando Maradona is from Argentina.
Turkish: Efsanevi futbolcu Diego Armando Maradona, Arjantinlidir.

English: Ali was a footballer.
Turkish: Ali futbolcuydu.

English: The best footballers are developed at Peter's football school.
Turkish: En iyi futbolcular Peter'ın futbol okulundan çıkar.

Footballer ingilizcede ne demek, Footballer nerede nasıl kullanılır?

Footballers : Futbolcu. Topçu.

Football association : Resmi futbol faaaliyetlerinden sorumlu kuruluş. Resmi amerikan (amerikan futbolu) futbol faaliyetlerinden sorumlu organizasyon. Futbol federasyonu.

Football boots : Krampon. Futbol ayakkabısı.

Football club : Futbol klübü. Futbol kulübü. Futbol antremanı yapılan ve oyun oynanan yer. Amerikan futbolunun oynandığı ve oyunların yapıldığı yer.

Football club of basel : Fcb. Basel futbol kulübü. Basel şehrinde bulunan futbol takımı (kuzeybatı isviçre'de bulunan şehir).

Football league : Futbol ligi.

Football match : Rekabete dayanan futbol oyunu. Futbol karşılaşması. Amerikan futbol maçı. Futbol maçı.

Football field : Stat. Amerikan futbolu oynanan alan. Futbol sahası. Futbol alanı. Saha. Üzerinde futbol oynanan çimli genişlik.

Football game : Futbol oyunu. Amerikan futbol maçı. Futbol. Rekabete dayanan futbol oyunu.

 

Football player : Futbolcu.

İngilizce Footballer Türkçe anlamı, Footballer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footballer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ballplayer : Top oynayan kimse. Beyzbol oynayan kimse.

Player : Sporcu. Çalar. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalgıcı. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Oyuncu. Aktör. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kumarbaz. Çalgı çalan kimse.

Cornerback : Köşe savunmacı (amerikan futbolu).

Bombardiers : Bombardıman uçağında görevli bombacı. Bombacı. Topçu çavuşu. Kumbaracı. Bombardımancı.

Runner : Yarış atı. Kızak ayağı. Süren. Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet. Simsar. Uzun ve ensiz masa örtüsü. Yarışçı. Ayak işlerini yapan kimse. Ray. Kaçakçı.

Jock : Sporcu çamaşırı. Atlet. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. Sporcu. İskoç. İskoçyalı.

Blocker : Önleyici. Tutan şey. Sıkıcı. Blokör. Engelleyici. Tutucu. Bloke eden şey. Blok oyuncusu. Önleyen şey. Blok yapan oyuncu.

Participant : Katılan kişi. Katılan. Pay sahibi. Bir izlenceye, özellikle açık oturum, yuvarlak masa gibi izlencelere görevliler, uygulamanlar dışında katkıda bulunan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Katılımcı. İzlenceye katılan. İştirakçi. Pay sahibi olan. İştirakçı.

Athlete : Atlet (sporcu). Atlet. Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu. Sporcu.

Footballer synonyms : line backer, pass catcher, ball carrier, football hero, pass receiver, football player, linebacker, receiver, ballplayers, cannoneers, baller, artillerymen, lineman, artillerists, soccer player, artillerist, artilleryman, kicker, back, footballers, ballers, artillery, tackler, cannoneer, cannonry, bombardier.