Sieve out türkçesi Sieve out nedir

  • Kalburdan geçirmek.

Sieve out ingilizcede ne demek, Sieve out nerede nasıl kullanılır?

Sieve : Elek. Elekten geçirmek. Boşboğaz. Kevgir. Ot sepeti. Kalbur. Kalburlamak. Elemek. Kalburdan geçirmek.

Out : Meydana çıkmak. Dışarıda. Dışarı. Çıkış. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Dışarı atmak. Bayılmak. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek.

Sieve analysis : Elek çözümlemesi.

Sieve slotted hole : Yarıklı elek.

Sieve test machine : Elekdenetir.

Sieved : Elekten geçirilmiş. Kalburdan geçirmek. Elenmiş. Elemek. Elekten geçen.

İngilizce Sieve out Türkçe anlamı, Sieve out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sieve out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Screens : Eleme yapmak. Perde ile ayırmak. Kamufle etmek. Korumak. Ekranlar. Ekranda göstermek. Filme almak (kitap vb.). Saklamak. Gizlemek.

Riddled : Sırrını çözmek. Üstü kapalı konuşmak. Delik deşik edilmiş. Bilmece gibi konuşmak. Bulmaca çözmek. Bilmecenin cevabını söylemek. Doğruluğunu sınamak. Kalbura dönmüş. Eleştirmek. Kalbura çevirmek.

Sieve : Kalbur. Ot sepeti. Boşboğaz. Elekten geçirmek. Süzgeç. Kalburlamak. Elemek. Elek.

Sieves : Elemek.

Sifts : Titizlikle araştırmak. İyiyi kötüyü ayırmak. Elekten geçirmek. Kalburlamak. Soruşturmak. İnce eleyip sık dokumak. Elemek. Kevgirle serpmek. Gözden geçirmek.

 

Riddling : Kafa karıştırıcı. Bilmece gibi konuşmak. Bilmece gibi. Sırrını çözmek. Eleştirmek. Delik deşik etmek. Bulmaca çözmek. Şaşırtıcı. Üstü kapalı konuşmak.

Riddle : Bulmaca. Muamma. Bilmece gibi konuşmak. Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece. Bilmecenin cevabını söylemek. Kalbur. Bilmece. Doğruluğunu sınamak. Kalbura çevirmek. Delik deşik etmek.

Sieved : Elenmiş. Elekten geçirilmiş. Elekten geçen. Elemek.

Sift : İyiyi kötüyü ayırmak. Soruşturmak. Elemek. Titizlikle araştırmak. Kalburlamak. Gözden geçirmek. Elekten geçirmek. İnce eleyip sık dokumak.

Screen : Bir oyuncunun, arkadaşının sayı yapmasını kolaylaştırmak amacı ile, bunu önlemek isteyen karşı takım oyuncusunun hareketini, ona dokunmadan kısıtlaması. Perdeleme. Eleme yapmak. Sahnenin, oyunu engellemeyecek bir yerine konulan ve film ya da diya yansıtmakta kullanılan ak gergi. Elemek. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Taramak (iyiyi kötüden ayırt etmek amacıyla). Beyazperde. Filme almak (kitap vb.). Perde. daha çok sahne dibinde geriki alan projeksiyon perdesi için kullanılır bk. ekran.