Elemek nedir, Elemek ne demek

  • Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek.
  • Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak.
  • İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak.
  • Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek.
  • Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek

"Elemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte bebek beledim" - Halk türküsü

Yerel Türkçe anlamı:

Eylemek: yalvar yahar eylemek- yalvarıp yakarmak

Eylemek, etmek.

Sorulan şeye kaçamaklı cevap vermek, yanıltmak.

Dolaşmak, hareket etmek

Eylemek

Yaylacıya, yazın yaylada bakması için hayvan başına verilen para.

İngilizce'de Elemek ne demek? Elemek ingilizcesi nedir?:

sift

Fransızca'da Elemek ne demek?:

tamiser

Elemek anlamı, kısaca tanımı:

Eleme : Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı. Elemek işi, eliminasyon.

Elem : Acı, üzüntü, dert, keder.

Ununu elemek eleğini asmak : "geri kalan ömrü süresince yapacak önemli bir işi kalmamak" anlamında kullanılan bir söz.

Yardım : Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane. Etki. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet.

 

Ayıklamak : Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak. Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Hafif, gücü az. Ayrıntılı.

Ayırmak : Farklı davranmak, fark gözetmek. Bölmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Bir yeri bir engelle bölmek. Seçmek. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. Birbirinden uzaklaştırmak.

Geçirmek : Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Giymek, giyinmek. Etmek, yapmak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Hastalık bulaştırmak. Zaman harcamak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Vurmak. Birine kötü söz söylemek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek.

 

Sınav : Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.

Yarışma : Başkalarından üstün olmaya çalışma. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım. Yarışmak işi, müsabaka. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.

Yumak : Yıkamak. Yuvarlak biçimde sarılmış olan. Yuvarlak biçimde sarılmış iplik, yün vb. şey.

Yapmak : Gerçekleştirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Evlendirmek. Yol almak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir durum yaratmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Olmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Üretmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak. Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak.

Diğer dillerde Elemek anlamı nedir?

İngilizce'de Elemek ne demek? : v. sift, sieve, eliminate, screen, annihilate, bolt, riddle

Fransızca'da Elemek : tamiser, cribler, éliminer, sasser, sélectionner

Almanca'da Elemek : v. abspulen, ausbeuteln, aussieben, durchsieben, eliminieren

Rusça'da Elemek : v. просеивать, сеять, выбирать, отбирать, отсеивать, мотать, просеять, посеять, выбрать, отобрать