Eliminates türkçesi Eliminates nedir

Eliminates ingilizcede ne demek, Eliminates nerede nasıl kullanılır?

Eliminate of the mark : Uluslararası kütüğe yazılı bir markayı, üye ülkelerden birinin korumayı kabul etmemesi üzerine kütükten çıkarmak. Markayı kütükten silmek.

Eliminate : Gidermek. Elimine etmek. Elemek (bir yarışçıyı). Aradan kaldırmak. Çıkarmak. Atmak. Elenmek. Yok etmek. Bertaraf etmek. Elemek.

Eliminated : Bertaraf etmek. Elemek. Elimine etmek. Elenmek. Elenmiş. Atmak. Çıkarmak. Gidermek. Yok etmek.

Eliminated differences : Yok edilmiş farklılıklar. Elenmiş farklılıklar. Bertaraf edilmiş farklılıklar. Giderilmiş farklılıklar.

Being eliminated : Elenme. Elenmiş olma. Çıkarılmış olma. Reddedilmiş olma. Hariç tutulmuş olma.

Eliminator : Pili devre dişi bırakan aygıt (radyo). Separator. Giderici. Eleyen bir kişi veya şey. Ayırıcı.

Eliminators : Pili devre dişi bırakan aygıt (radyo). Eleyen bir kişi veya şey. Separator. Giderici. Ayırıcı.

Eliminating : Yok etmek. Elenmek. Atma. Elemek. Gidermek. Bertaraf etme. Çıkarmak. Bertaraf etmek. Elimine etmek. Hariç tutma.

Elimination : Elimine etme. Bir kimyasal tepkimede iki tepken arasında ya da bir molekülün ayrı kesimlerinde görece yalın bir molekülün ortamdan giderilmesi. Eleme (yarışçıyı). Küme içi karşılaşmalarla, daha üst basamaktaki dönüde yarışamayacak olanları ayırma. Yoketme. Eliminasyon. Bertaraf etme. Çıkarma. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma. Birkaç eşitliği birlikte kullanarak bir değişkeni aradan yok etme.

 

Backward elimination : Geri eleme.

İngilizce Eliminates Türkçe anlamı, Eliminates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eliminates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extinguish : Ateş söndürmek. Baskın çıkmak. Ödeyerek bitirmek. Yıkmak. Tüketmek. Bastırmak. Söndürmek. Ortadan kaldırmak. (ışık veya ateş) söndürmek. Lağvetmek.

Prune : Çir. Budamak. Kuru erik.

Counteracted : Etkisini yok etmek. Karşılık vermek. Etkisiz hale getirmek. Karşı koymak. Etkisizleştirmek. Önlemek. Karşı savaşmak. Etkisini gidermek. Mukabele etmek.

Averted : Meydan vermemek. Olmasını önlemek. Defetmek. Yön değiştirmek. Menetmek. Çevirmek. Önlemek. Başka tarafa çevirmek.

Riddle : Sırrını çözmek. Bilmecenin cevabını söylemek. Kalbur. Üstü kapalı konuşmak. Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece. Kalbura çevirmek. Doğruluğunu sınamak. Delik deşik etmek. Kalburdan geçirmek.

 

Brought out : Piyasaya sürmek. Belli etmek. Piyasaya yeni mal sürmek. Görülmesini sağlamak. -i açmak. Üzerinde durmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak.

Catapulting : Sapan. Katapült uçak. Mancınıkla atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınık. Vurmak. Fırlatmak.

Bollixes : Eline yüzüne bulaştırmak. Berbat etmek. Altüst etmek. Bozmak. Batırmak. İçine etmek.

Close out : İndirim yapmak. Elden çıkarmak. Fiyat düşürmek. İndirimli satmak. Hepsini satmak. Ucuzlatmak. Boşaltmak. Tahliye etmek. Tasfiye etmek.

Blanks : Silmek. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boşluklar. Boş olanlar.

Eliminates synonyms : deadens, annihilated, counteracts, rationalise, preclude, destruct, cashier, catapults, averts, clear off, snuff out, bollixing, bypasses, blankest, bare, do away with, keep clear of, avert, bring to a close, cut off, allayed, cancel out, riddled, appease, obliterate, exclude, appeasing, eliminating, get rid of, brush away, drown, bolts, boult.

Eliminates zıt anlamlı kelimeler, Eliminates kelime anlamı

Include : Dahil etmek. Yer vermek. Kapsamak. Katmak. Kapsamına almak. İçermek. İçine almak. Kaplamak.

Necessitate : Gerekmek. İcap etmek. İcap ettirmek. Gerek göstermek. Zorunlu hale getirmek. Gerektirmek. Zorunlu kılmak. Lüzum göstermek. Zaruri kılmak. Gerekli kılmak.