Eliminated türkçesi Eliminated nedir

Eliminated ile ilgili cümleler

English: Ali was eliminated before he got to the finals.
Turkish: Ali finallere yükselemeden elendi.

English: Finland eliminated Russia from the Winter Olympics hockey tournament.
Turkish: Finlandiya Rusya'yı Kış Olimpiyatları hokey turnuvasından eledi.

English: We've already eliminated half the possibilities.
Turkish: Biz zaten olasılıkların yarısını saf dışı bıraktık.

English: The European Union has eliminated the death penalty.
Turkish: Avrupa birliği ölüm cezasını kaldırmıştır.

English: Ali was sad when his country's team was eliminated from the tournament.
Turkish: Ali ülkesinin takımı turnuvadan elendiği zaman üzgündü.

Eliminated ingilizcede ne demek, Eliminated nerede nasıl kullanılır?

Eliminated differences : Yok edilmiş farklılıklar. Giderilmiş farklılıklar. Elenmiş farklılıklar. Bertaraf edilmiş farklılıklar.

Being eliminated : Elenme. Çıkarılmış olma. Elenmiş olma. Hariç tutulmuş olma. Reddedilmiş olma.

Eliminate of the mark : Uluslararası kütüğe yazılı bir markayı, üye ülkelerden birinin korumayı kabul etmemesi üzerine kütükten çıkarmak. Markayı kütükten silmek.

 

Eliminate : Elimine etmek. Gidermek. Saf dışı etmek. Elemek. - den kurtarmak. Çıkarmak. Elenmek. Aradan kaldırmak. Yok etmek. Elemek (bir yarışçıyı).

Eliminates : Gidermek. Saf dışı etmek. Çıkarmak. Aradan kaldırmak. Elemek. Elemek (bir yarışçıyı). Bertaraf etmek. Elenmek. Yok etmek. Atmak.

Eliminative : Eleyici. Yok etmeye eğilimli. Hariç tutulabilen. Bertaraf edilebilen. Çıkartılabilen. Atılabilen. Çıkarma eğilimli. İhraç edilebilen. Bertaraf etmeye eğilimli. Eliminasyon eğilimli.

Elimination : Sayışımlama. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma. Birkaç eşitliği birlikte kullanarak bir değişkeni aradan yok etme. Eleme (yarışçıyı). Çıkarma. İlaçların değişmemiş olarak veya metabolitleri halinde vücuttan atılması. İtrah. Atma. Ayırma. Eliminasyon.

Eliminators : Giderici. Eleyen bir kişi veya şey. Separator. Ayırıcı. Pili devre dişi bırakan aygıt (radyo).

B eliminator : B eliminatörü.

Eliminating : Atmak. Hariç tutma. Elemek. Elimine etmek. Bertaraf etme. Elenmek. İhraç etme. Gidermek. Yok etmek. Bertaraf etmek.

İngilizce Eliminated Türkçe anlamı, Eliminated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eliminated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exclude : Dışlamak. Dahil etmemek. Kovmak. Hesaba katmamak. Saymamak. Önlemek. İçeri almamak. Hariç tutmak. Dışarıda bırakmak. Kapsamdan çıkarmak.

 

Prune : Kuru erik. Budamak. Çir.

Bypass : Uğramamak. Uğramadan geçmek. Yan yol. Boş vermek. Pas geçmek. Dolambaçlı yoldan gitmek. Yanından geçmek. Yan geçit.

Bare : Soymak. Çıplak. Açılmak. Süssüz. Gözle görülür hale getirmek. Boş. Açığa çıkartmak. Yalın. Tamtakır.

Annihilate : Yenmek. Feshetmek. İmha etmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Mahvetmek. Yoketmek. İptal etmek.

Bollixes : Altüst etmek. Batırmak. Bozmak. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.

Snuff out : Sonuçlandırmak. Bitirmek. Söndürmek.

Blanking : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Silme. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Kalıpla kesme. Taslaklama delme. Boşluk. Sayıyı önlemek (spor terimi). Tıkama. Silmek.

Blanker : Boş yer. Anlamsız. Boş kağıt. Açık yer. Tam. Görüntüsüz (televizyon terimi). İfadesiz. Feshetmek. Boş.

Beat off : Püskürtmek. Savuşturmak. Defetmek.

Eliminated synonyms : bollix, counteracted, abstract, rule out, cast aside, close out, eliminate, cut off, chuck away, brought out, averting, do away with, bung, bared, catapulting, fence off, averts, cut out, catapulted, destruct, appeasing, clearing off, knock out, appease, take out, annihilates, deadens, deaden, bares, boult, averted, rationalize, omit.

Eliminated zıt anlamlı kelimeler, Eliminated kelime anlamı

Include : İçermek. Dahil etmek. Kapsamak. Kaplamak. Katmak. Kapsamına almak. İçine almak. Yer vermek.

Necessitate : Lüzum göstermek. Zaruri kılmak. Gerekli kılmak. Gerekmek. Zorunlu kılmak. İcap ettirmek. Zorunlu hale getirmek. Gerektirmek. Gerek göstermek. İcap etmek.