Riddle türkçesi Riddle nedir
- Bilmecenin cevabını söylemek.
- Doğruluğunu sınamak.
- Kalbur.
- Kalburdan geçirmek.
- Sır.
- Bulmaca.
- Elemek.
- Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece.
- Kalbura çevirmek.
- Bilmece.
- Üstü kapalı konuşmak.
- Sırrını çözmek.
- Bilmece gibi konuşmak.
- Muamma.
- Delik deşik etmek.
Riddle ile ilgili cümleler
English: Life is a riddle and love is the answer.
Turkish: Hayat bir bilmecedir ve cevabı aşktır.
English: I thought Tom liked riddles.
Turkish: Tom'un bilmeceleri sevdiğini düşünüyordum.
English: Do you know how to solve this riddle?
Turkish: Bu bulmacayı nasıl çözeceğini biliyor musun?
English: "Why did the chicken cross the road?" is a very well-known English riddle, to which there are a multiplicity of answers.
Turkish: "Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.
English: Can you answer this riddle?
Turkish: Bu bilmeceyi cevaplayabilir misin?
Riddle ingilizcede ne demek, Riddle nerede nasıl kullanılır?
Riddle ballad : Bilmeceli balad. Doğaüstü yaratıkların üstün buluş yeteneklerini belirten ve kendilerinde büyüsel bir güç olduğuna inanılan bilmecelerden oluşan balad, bk. bilmece, krş. bilmeceli türkü.
Riddle of scientist : Bilginlerin yarattığı, halk ürünü olmayan bilmece türü. bk. yazınsal bilmece, sanat bilmecesi. Bilgin bilmecesi.
Riddle somebody with bullets : Delik deşik etmek. Kalbura çevirmek.
Riddle song : Toplantılarda türkü biçiminde sorulan bilmece, bk. bilmece. Bilmeceli türkü.
Riddle tale : Kahramanlarının, kendilerine sorulan soruları çözümleyerek canlarını kurtardıklarını, mutluluğa eriştiklerini ya da amaçlarına ulaştıklarını anlatan bilmecelerin oluşturduğu masal türü. bk. masal. krş. bilmeceli türkü. Bilmeceli masal.
Poetic riddle : Koşuklu bir yapı üzerine kurulmuş olan bilmece türü. bk. bilmece. Koşuklu bilmece.
Biblical riddle : Halkın kutsal kitaplardan esinlenerek yarattığı bilmece türü. bk. bilmece. Kutsal kitap bilmecesi.
Parody riddle : Bir bilmecenin diğer bir bilmeceyle karıştırılması sonucunda geleneksel yapısı bozulduğu gibi ilk çözüm biçimi de değişen bilmece, bk. gerçek bilmece. Yapay bilmece.
Folk riddle : Halk ürünü olan bilmece türü. bk. bilmece, krş. sanat bilmecesi, bilgin bilmecesi, yazınsal bilmece. Halk bilmecesi.
Descriptive riddle : Betimsel bilmece. Bilmecelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan ve yanıtlanması istenen soruları, betimsel bir düzen içinde yönelten bilmece türü. bk. bilmece, krş. koşuktu bilmece, değişmeceli bilmece.
İngilizce Riddle Türkçe anlamı, Riddle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Riddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ethmos : Etmos.
Cabalas : Gizli öğreti. İbrani felsefesi yazıları. Gizem. Kabala. Esrar.
Cabbalas : Esrar. Gizem.
Cabala : İbrani felsefesi yazıları. Gizli öğreti. Gizem. Esrar. Kabala.
Brain teaser : Zeka oyunları. Zeka oyunu.
Teaser : Can sıkıcı. Zor soru. Alaycı. Kızdıran kimse. Östrüste olan dişi hayvanı belirlemek için kullanılan erkek hayvan. Zor sorun. Muzip kimse. Takılan kimse.
Riddled : Kalbur gibi. Eleştirmek.
Mysteries : Esrar. Esrarengizlik. Hikmet. Bilinmeyen. Gizem.
Brainteasers : Zor problem veya soru. Cevaplaması zor soru.
Bolted : Fırlamak. Kaçmak. Cıvata ile tutturulmuş. Sürgülemek. Tülbentten geçirmek. Tıkınmak. Süzmek. Sürgülü. Tüymek.
Riddle synonyms : sifters, puzzlement, brainteaser, glazing, riddles, crossword puzzle, riddling, eliminates, grizzliest, foil, riddle with holes, pierce, riddle with, sifter, eliminate, shaker, honeycomb, eliminating, crossword, sieved, backdoor, riddle somebody with bullets, enigmatize, puzzler, confidences, bolt, conundrums, bemusement, grizzlies, enigma, problems, annihilated, frit.
Riddle ingilizce tanımı, definition of Riddle
Riddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To solve. Something proposed to be solved by guessing or conjecture. To separate, as grain from the chaff, with a riddle. A puzzling question. To pass through a riddle. An enigma. Hence, anything ambiguous or puzzling. An ambiguous proposition. As, riddle wheat. A sieve with coarse meshes, usually of wire, for separating coarser materials from finer, as chaff from grain, cinders from ashes, or gravel from sand. To speak ambiguously or enigmatically. To unriddle. To riddle coal or gravel. To explain.

Bu kısımda Riddle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Riddle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Riddle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Riddle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.