Signifies türkçesi Signifies nedir

  • Demek olmak.
  • Delalet etmek.
  • İfade etmek.
  • Belirtmek.
  • Anlamına gelmek.
  • İşaret etmek (bir hareketle).
  • İşareti olmak.
  • Göstermek.

Signifies ile ilgili cümleler

English: Taking too many selfies signifies a lack of sex.
Turkish: Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.

Signifies ingilizcede ne demek, Signifies nerede nasıl kullanılır?

Signified : Bir imza ile işaretlenmiş şey veya fikir. Gösterilge. İmlenen. Gösterilen. Belirtilen. Bir kelimenin anlamı. Bir ifadenin anlamı.

Signifier : Gösteren. İmleyen.

Significance : Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Gözlemle elde edilmiş bir ölçümün, ilgili işlemler yoluyla sınamadan geçirildiğinde, rastlantıya bağlanamayacak bir değer verme ya da anlamlı olma durumu, bk. anlamlılık sınaması. Anlam. Mana. Signifikans. Ağırlık. Değer. Bilişim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlamlılık.

Significance level : Manidarlık derecesi. Önemlilik düzeyi. Anlamlılık düzeyi. Önem derecesi. Önem düzeyi. H0 varsayımının doğru olduğu halde yanlışlıkla reddedilme olasılığı, tip ı hata, alfa hata, p değeri.

 

Significance loss : Önemli sayamak yitimi. Bir sayının doğruluğunu ya da duyarlığını bozacak biçimde, anlamlı bir sayamağının bir işlem sırasında yitirilmesi. Anlamlı sayamak yitimi. Anlamlı basamak yitimi. Anlamlı rakam kaybı.

Significance test : Önemlilik testi. İstatistiksel bir kontrolün sonuçlarının geçerliliğine ve güvenilirliğine karar verme metodu (istatistik). Anlamlılık testi. Anlam veya önem testi. Tek, iki veya ikiden fazla grupta ortalama, ortanca veya oran gibi parametrelere ilişkin çeşitli kıyaslamalarda bulunan ve bir istatistikle parametre, parametreyle parametre veya parametreler arasındaki farkların anlamlı olup olmadığını sınayan parametrik veya parametrik olmayan testler, anlamlılık testi.

Significant other : Sevgili. Eş (sevgili). Hayat arkadaşı. Erkek arkadaş veya kız arkadaş. Aşık. Eş. Koca veya karı. Önemli diğeri.

Significative : Belirleyici. Karakteristik. Anlam ifade eden. Manalı. Anlamlı.

Significant : Önemli. Belirli. Belirgin. Anlamlı. Değerli. Kayda değer. Manidar. Dikkat edilmesi gereken. Dikkate değer.

Significations : Anlamlama. İmlem. İşaretleme. Mana. İfade. Anlam. Meal. Signifikasyon. Delalet.

İngilizce Signifies Türkçe anlamı, Signifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Signifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denoting : Adı olmak.

Composed : Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kendi halinde. Kompoze. Oluşan. Bileşke. Bileşmiş. Oluşmuş. Sakin.

Embodies : İçermek. Bünyesinde barındırmak. Kapsamak. İhtiva etmek. Bir bütün halinde toplamak. Somutlaştırmak. Eklemek. İçine almak. Cisimleştirmek.

 

Boil down to : -den ibaret olmak. İndirgenmek. Özü olmak. Olmak. Demeye gelmek.

Portend : Kötüye işaret olmak. -e alamet olmak. -e işaret etmek. Önceden haber vermek. İşareti olmak (kötü).

Boding : Kötüye işaret. Alamet olmak. Kehanet. Uğursuz.

Attest to : Şahitlik etmek. Kanıtlamak. Kanıtı olmak. -e delalet etmek.

Breathed : Solumak. Esmek. Nefes alıp vermek. Fısıldamak. Nefes almak.

Attest : Beyan etmek. İspat etmek. Doğrulamak. Kanıtlamak. Yemin ettirmek. Tasdiklemek. Açıklamak. Bildirmek. İddia etmek.

Breathes : Esmek. Soluk almak. Yaşamak. Nefes almak. Soluk alıp vermek. Hohlamak. Solumak. Teneffüs etmek. Nefes alıp vermek. Fısıldamak.

Signifies synonyms : magisterial, meant, denote, bear witness to, betokens, denoted, bodes, brought out, mean, connoted, portends, elegant, self respectful, auguring, conceives, demonstrate, be enunciative of, augured, amounted, self respecting, connotate, demonstrates, convey, denominates, deliver oneself, formal, grand, signify, implies, betokening, demonstrating, bring, implying.

Signifies zıt anlamlı kelimeler, Signifies kelime anlamı

Inelegant : Kaba. Çirkin. Yontulmamış. Zarafetsiz. İnceliksiz. Zarif olmayan. Terbiyesiz. İncelikten yoksun.

Undignified : Haysiyetsiz. Onursuz. Vakur olmayan. Şerefsiz.

Discomposed : Bozulmuş. Bozunuma uğramış. Karıştırmak. Bozmak. Şaşırtmak. Düzenini bozmak.

Signifies antonyms : humble.