Silicate mantle türkçesi Silicate mantle nedir

  • Silikat kabuğu.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Taşyuvarın altından, 2.900 km. derinlikteki süreksizlik yüzeyine uzanan yer katı.

Silicate mantle ingilizcede ne demek, Silicate mantle nerede nasıl kullanılır?

Silicate : Silikat. Silisik asitten türeyen tuz. Silisik asit tuzu.

Mantle : Amyant gömlek. Havagazı gömleği. Çekirdek kabuğu. Manto. Lamba fitili. Taşyuvarın altından, 2.900 km. derinlikteki süreksizlik yüzeyine uzanan yer katı. Harmaniye. Yer yuvarında, 2.920 m. derinlikteki süreksizlik yüzeyinin üstünde bulunan ve deprem yayınım hızının arttığı kesim. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Pelerin.

Silicated : Silisit asitli.

Silicates : Silikat. Silisik asit tuzu. Silikatlar.

Brain mantle : Beyin korteksi.

Dismantle : Çıkarmak. Parçalarına ayırmak. Dağıtmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Gemi techizatını sökmek. Sökmek. Parçalamak. Eşyasını boşaltmak. Boşaltmak. Yürürlükten kaldırmak.

İngilizce Silicate mantle Türkçe anlamı, Silicate mantle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silicate mantle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

 

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı.

Abyss : Boşluk. Uçurum. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Hufre. Dipsiz gibi görünen yer. Cehennem. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Silicate mantle synonyms : acid fumarole, abysal environment, mantle, absolute age, aggregats, algonkian, adventive cone.