Simplifications türkçesi Simplifications nedir

Simplifications ingilizcede ne demek, Simplifications nerede nasıl kullanılır?

Oversimplifications : Fazla basitleştirme.

Law of simplification : Basitleştirme kanunu. Yalınlama yasası.

Work simplification : Bir görevi daha basit hale getirme. İş basitleştirme.

Simplification : Sadeleştirme. Basitleştirme. Kolaylaştırma. Yalınlaşma. Yalınlaştırma. Basitleşme.

Oversimplification : Fazla basitleştirme.

Simplificative : Sade. Yalın. Basit.

Simplificate : Basitleştirmek.

İngilizce Simplifications Türkçe anlamı, Simplifications eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simplifications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Simplifying : Kolaylaştırmak. Basitleştirmek. Sadeleştirmek.

Rationalization : Rasyonelleştirme. Rasyonalizasyon. Modernleşme. Bireyin, davranışlarının toplumsal çevresince az ya da çok kınanan gerçek güdülerini gizleyip bu çevrede onay gören gerekçeler uydurması. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Akla yatkın hale getirme. Bahane. Akla uygunlaştırma. Bir sorunun çözümünde ya da belli bir ortama uymada başarısızlığa uğradığı zaman, bireyin kendine karşı saygısını yitirmemek amacıyla durumu gerçeğe aykırı, ancak usa uygun gibi görünen bir nedenle açıklamaya çalışması. Mantıkla düşünme.

 

Oversimplification : Fazla basitleştirme.

Riddance : Kurtulma. Kurtarma. Atlatma. -den kurtulma. Başından atma.

Elimination : Eliminasyon. Elimine etme. Tasfiye. Atma. Eleme (yarışçıyı). Bir maddenin biyoransformasyondan sonra vücut dışına atılması. Sayışımlama. Küme içi karşılaşmalarla, daha üst basamaktaki dönüde yarışamayacak olanları ayırma. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma. Ayırma.

Favour : Lehinde olmak. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. İyilik. Desteklemek. Onay. Kayırma. Benzemek. Onaylama.

Facilitation : Rahatlatma. Fasilitasyon.

Vulgarizations : Vülgarizasyon. Adileştirme. Kabalaştırma. Bayağılaştırma.

Catalysis : Katalist varlığı ile bir reaksiyonun hızlandırılması olayı. Kataliz. Bir özdeğin bir kimyasal tepkimenin hızını genellikle artırarak etkilemesi. Tezleştirme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi. Tezgenler kullanarak tepkime hızını artırma. Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan, başka maddelerin bileşimi üzerine etki ederek tepkimenin oluşmasını veya hızının değişmesini sağlaması. Çabuklaştırma. Hızlandırma. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Account : Değer. Göz önünde tutma. Önem. Hesaplaşma. Hesap. Açıklama. İtibar. Söylenti. Düşünmek. Rapor.

Simplifications synonyms : simplism, facilitating, rationalisation, explanation, stylization, simplification.