Skippet türkçesi Skippet nedir

  • Evrak üzerinde bulunan resmi ya da şahsi mühür koruyan küçük yuvarlak kutu.

Skippet ingilizcede ne demek, Skippet nerede nasıl kullanılır?

Skipped : Atlanıyor. Asmak (okul). Sıçramak. Geçildi. Kaçmak. Kaytarmak. Teklemek. Kırmak (okul). Atlamak. Atlanan.

Skipper : Kaptan. Küçük gemi kaptanı. Süvari. Kaptanlık yapmak. Menajer. Gemi kaptanı veya uçak pilotu. Çalıştırıcı. Zurnabalığı. Uskumru turnası. Küçük teknen kaptanı.

Skippered : Kaptan. Zurnabalığı. Gemi kaptanı veya uçak pilotu. Küçük teknen kaptanı. Süvari. Antrenör. Küçük gemi kaptanı. Çalıştırıcı. Kaptanlık yapmak. Menajer.

Skippering : Küçük teknen kaptanı. Kaptanlık yapmak. Süvari. Kaptan. Antrenör. Küçük gemi kaptanı. Zurnabalığı. Gemi kaptanı veya uçak pilotu. Çalıştırıcı. Menajer.

Skippers : Kaptan. Antrenör. Uskumru turnası. Menajer.

Skip all : Tümünü atla. Tümünü geç.

Skip a line : Satır atlamak.

Skip a beat : Bir vuruşu atlamış. Bir vuruşu kaçırmış.

Skip blanks : Boş olanları atla. Boşları atla.

User skipped : Kullanıcı geçti.

İngilizce Skippet Türkçe anlamı, Skippet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skippet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bootee : Küçük çizme. Kadın botu. Çocuk potini. Patik. Bebek patiği.

 

Bootie : Patik. İçki kaçakçısı. Beben ayakkabısı. Galoş.

Scuff : Kepek (saç). Ayaklarını sürüyerek aşındırmak. Hışırtı. Çizmek. Ayaklarını sürüyerek yürümek. Ayağını sürüme. Sürtmek. Kepek. Ayağını sürümek. Ayaklarını sürümek.

Work : İş. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Oynatmak. Başarılı olmak. Çalışmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Çalışma. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Seğirmek. Çalıştırmak.

Footwear : Ayak giyecekleri. Ayakkabılar. Ayakkabı. Çorap. Ayağa giyilen şeyler.

Mule : Terlik. İp eğirme makinesi. Katır. Şıpıdık. Traktör. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, kısrak ile erkek eşeğin ciftleştirilmesinden meydana gelmiş, büyük başlı, uzun kulaklı ve at büyüklüğünde, çok kuvvetli ve dayanıklı olduğu için yük ve çekim hayvanı olarak kullanılan melez bir tür. Erkek eşekle dişi atın çiftleştirilmesinden oluşan hibrit, mulus. Tekneleri çekmek için kulanılan küçük bir traktör. Cezaevine kaçak mal sokan kimse. İnatçı.

Footgear : Ayak giyecekleri. Çoraplar. Ayakkabılar. Çorap ve ayakkabılar.

 

Skippet synonyms : carpet slipper.

Skippet zıt anlamlı kelimeler, Skippet kelime anlamı

Idle : Boş durmak. Boş. İşe yaramaz. Boşta çalışmak. Boş gezmek. İşsiz güçsüz. Boşa harcamak. Başıboş. Oyalanmak. Boşta olmak.

Skippet ingilizce tanımı, definition of Skippet

Skippet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A skiff. A small boat.