Sliding türkçesi Sliding nedir

Sliding ile ilgili cümleler

English: Ali opened the sliding door to let John and Mary in.
Turkish: Ali John ve Mary'nin içeri girmesi için sürgülü kapıyı açtı.

English: Ali opened the sliding door.
Turkish: Ali sürgülü kapıyı açtı.

English: The children were sliding on the ice.
Turkish: Çocuklar buz üzerinde kayıyorlardı.

English: When I was a child, I used to like sliding down the staircase banister.
Turkish: Çocukken merdivenden kaymak hoşuma giderdi.

Sliding ingilizcede ne demek, Sliding nerede nasıl kullanılır?

Sliding bar : Sürgü.

Sliding contact : Sürgülü kontak. Kayıcı kontak. Sürgülü temas. Kayar kontak.

Sliding contacts : Kayar değeçler.

Sliding door : Sürme kapı. Kayar kapı. Sürgülü kapı. Yana kayarak açılan kapı. Sürmeli kapı. Yanlara açılan kapı.

Sliding expansion joint : Bir parçası ötekinin içine dalarak borunun uzamasını karşılayan uzama parçası. Kayar tip kompanzatör. Kayar tip genleşme parçası. Uzama kovanı.

Sliding gear : Avare dişli. Kamalı bir dingil üzerinde sürülerek, başka bir dişli ile bağlanıp ayrılabilen dişli. Kayıcı dişli. Gezici dişli. Kayar dişli.

Sliding mode control : Kayan kipli denetim.

 

Sliding inlay grafting : Kaydırmalı gömük greftleme. Kırığın üst ucundan kaldırılan uzun bir kortikal şeridin alt parçasından hazırlanan bir yatak içine kaydırılması suretiyle psödo-artroz sahasının köprülenmesi.

Sliding friction : Kayma sürtünmesi. Üst üste iki katı yüzey arasındaki sürtünme.

Sliding gate : Kayar kapak. Sürgülü kayar kapı. Sürme hemzemin geçit.

İngilizce Sliding Türkçe anlamı, Sliding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sliding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fickle : Kalleş. Dönek. Vefasız. Vefasız (aşkta). Hercai. Kararsız. Gelgeç. Kaypak. Sebatsız.

Slipperiest : Hatırlanması zor. Güvenilmez. Yalçın. Hassas (konu). Yalız. Kayağan. Akılda kalıcı olmayan. Zor anlaşılır. Kaypak.

Ambivalent : Birbirine zıt hisleri olan. Kararsız. İkircikli. Karışık duygular besleyen. Çelişik duygular taşıyan. Zıt duygu taşıyan. Karışık hisleri olan. Duyguları çelişen. Çelişik duygu taşıyan.

Smutty : Kirli. Belden altı. Açık. İsli. İsli (ekin). Açık saçık. Sürmeli (buğday). Ahlaksız. Rastıklı. Müstehcen.

Slithering : Yılan gibi kayan. Sürünerek ilerleme.

Active : Muvazzaf. Faal. Üretken. Canlı. Etken. Kıvrak. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktif. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen.

Shift : Değiştirmek. Ötelemek. Kadın iç gömleği. Kaçamak. Kombinezon. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak. Çalışma grubu. Değiştirme. Tıkınmak.

Alterant : Değiştirilebilir.

Changeful : İstikrarsız. Kararsız. Dönek.

Sliding synonyms : eye liner, breezier, alive and well, briskest, tracking, breezy, alive, cursor, alternant, brisker, bunted, bolted, bunts, continuations, dollying, dabbing, brisked, continuation, brisk, graze, traveling, floating, buoyant, slide, trackings, alterants, changeable, deportation, dislocations, factor, applications, choppiest, slithery.

 

Sliding zıt anlamlı kelimeler, Sliding kelime anlamı

Sliding antonyms : nonslippery.

Sliding ingilizce tanımı, definition of Sliding

Sliding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Moving smoothly. That slides or slips. Gliding.