Slipper türkçesi Slipper nedir

  • Kızak.
  • Pantufla.
  • Tekerlek çarığı.
  • Terlikle dövmek.
  • Terlik.

Slipper ile ilgili cümleler

English: Ali looked under the bed to see if the other slipper was there.
Turkish: Ali diğer terliğin orada olup olmadığını görmek için yatağın altına baktı.

English: Ali took off his ski boots and put on a pair of slippers.
Turkish: Ali kayak botlarını çıkardı ve terlik giydi.

English: Ali told me that he wanted to buy his mother a pair of slippers.
Turkish: Ali bana annesine bir çift terlik almak istediğini söyledi.

English: Ali usually wears blue slippers around the house.
Turkish: Ali evin etrafında genellikle mavi terlik giyer.

English: Ali took off his shoes and put on a pair of slippers.
Turkish: Ali ayakkabılarını çıkardı ve terlikleri giydi.

Slipper ingilizcede ne demek, Slipper nerede nasıl kullanılır?

Slipper brake : Elektromanyetik eğleç.

Slippered : Terlikli.

Slipperier : Kayan. Güvenilmez. Zor anlaşılır. Kaygan. Hatırlanması zor. Kaypak. Hiç sağlam olmayan (durum). Hilekar. Hilebaz. Yalız.

Slipperiest : Kaypak. Hassas (konu). Hilebaz. Kayağan. Kaygan. Kayan. Akılda kalıcı olmayan. Zor anlaşılır. Hiç sağlam olmayan (durum). Güvenilmez.

Slipperiness : Kayağanlık. Namussuzluk. Kaypaklık. Kayganlık. Güvenilmezlik.

 

Slipped : (yaprak veya çiçekle alakalı) saplı. Mekandan sıvışan. Bir sapla resmedilen veya gösterilen (hanedan armacılığı). Kaymış.

Slippery : Hassas (konu). Hiç sağlam olmayan (durum). Hilekar. Kaypak. Güvenilmez. Akılda kalıcı olmayan. Kaygan. Hatırlanması zor. Kayağan. Hilebaz.

Slippery slope : Kaygan tepe. Pürüzsüz meyil. Riskli durum. Düz yokuş. Kaygan zemin.

Slipped his memory : Hafızadan düşmüş. Hafızasını silmiş. Hafızasından çıkıp gitmiş. Hafızasını sıfırlamış. Hafızasından çıkartmış.

Slippers : Terlik. Tekerlek çarığı.

İngilizce Slipper Türkçe anlamı, Slipper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slipper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chock : Takoz. Destek koymak. Takoz koymak. Takozla desteklemek. Domuzdamı. Tıkamak. Kama. Kızağa çekmek. Odun parçası.

Scuff : Kepek. Kepek (saç). Ayağını sürüme. Ayaklarını sürüyerek aşındırmak. Sürüyerek aşındırmak. Hışırtı. Sürtmek. Ayaklarını sürümek. Ayaklarını sürüyerek yürümek. Şıpıdık.

Dry dock : Kuru kızak. Gemiyi alacak kadar büyük ve suyu boşaltılabilir havuz. Sabit havuz. Kızağa çekmek. Gemi tamir havuzu. Havuzlamak. Tamir bakım vs amacıyla gemiyi alacak kadar büyük olan ve suyu boşaltılabilir havuz. Suyu boşaltılabilen havuz. Gemi kızağı.

Coaster : Koster. Kabotaj yapan gemi. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Altlık. Bardakaltı. Bardak altlığı. Kabotaj gemisi. İki kulplu şarap bardağı. Tahta peynirlik.

Footwear : Ayak giyecekleri. Ayakkabılar. Çorap. Ayağa giyilen şeyler. Ayakkabı.

Gauntries : Rampa. Makas köprüsü (roket). Fıçı kızağı.

 

Bootie : İçki kaçakçısı. Patik. Galoş. Beben ayakkabısı.

Clog : Takunya. Dolmak. Tıkamak. Engellemek. Nalın. Tıkanmak. Kösteklemek. Doldurmak. Köstek vurmak.

Coasters : Bardak altlığı. Koster. Altlık. İki kulplu şarap bardağı. Kabotaj gemisi. Tahta peynirlik. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Bardakaltı. Kabotaj yapan gemi.

Slipper synonyms : snowboarder, carpet slipper, slippers, sandal, skidder, bootee, mortal, soul, slider, drag, sandaling, bobsled, someone, scuffs, bobsleigh, somebody, bobsleds, carriers, individual, footgear, carrier, mules, gantries, pantoffle, chute, galoshe, drags, person, gauntry, gantry, mule.

Slipper zıt anlamlı kelimeler, Slipper kelime anlamı

Unformed : Şekilsiz. Şekillenmemiş. Oluşmamış. Biçimsiz. Gelişmemiş. Yaratılmamış. Biçimlendirilmemiş. Biçimlenmemiş.

Slipper ingilizce tanımı, definition of Slipper

Slipper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Slippery. One who, or that which, slips.