Slitters türkçesi Slitters nedir

  • Kesen kimse veya şey.
  • Dilme tezgahı.
  • Kesik atan kimse.
  • Dilme makinesi.
  • Dilici disk testere.
  • Basıldıktan sonra bir sayfayı otomatik olarak iki veya daha fazla parçaya kesen mekanizma (yazılı basın).

Slitters ingilizcede ne demek, Slitters nerede nasıl kullanılır?

Slitter : Dilici disk testere. Basıldıktan sonra bir sayfayı otomatik olarak iki veya daha fazla parçaya kesen mekanizma (yazılı basın). Kesik atan kimse. Kesen kimse veya şey. Dilme tezgahı. Dilme makinesi.

Slitted : Kısık.

Slitting : Sökmek. Kesme. Yarmak. Yarma. Dilme. Yırtmak. Yarılmak. Sökülmek. Kesmek (uzunluğuna). Yırtılmak.

Slit eyed : Kısık gözlü.

Slit lamp biomicroscope : Slid-lamb biyomikroskop. Biyomikroskop.

Double slit : Çiftyarık. Çift fant.

Slit trench : Boy çukuru. Yatma çukuru.

Exposure slit : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Optik seslendirme dizgesinde, aynalı galvanometreden gelen ışın demetinin film üzerine düşmeden önce geçtiği yarık. Işıklama yarığı.

Slithered : Kaymak. Sürünerek ilerlemek. Kayarak gitmek. Sürünerek ilerleyen.

Slither : Kaymak. Kayarak gitmek. Yılan gibi süzülmek.

İngilizce Slitters Türkçe anlamı, Slitters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Glisten : Işıldamak. Kesik kesik parlamak. Kıvılcım. Parlama. Pırıldamak. Parıltı. Parıldamak. Parlamak. Pırıltı.

Brightness : Bilgisayar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aydınlık. Güneş. Revnak. İhtişam. Işıklılık. S) tv. bir merceğin geçirebileceği en çok ışık niceliği. (bağıntılı açıklıkla aynıdır). Yün tipinin renk ve ışığı yansıtma gücü. Neşe. Bir ışık kaynağının (yıldızın) verdiği ışığın alıcı (göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze) üzerinde yaptığı etki gökbilimde bu etki ışık yeğinliğinin logaritması ile ölçülür. (ay.. bk. kadir sınıfı).

Trash : Budamak. Çöp. Kırıp dökmek. Saçmalık (argo sözcük). Adi şey. Çöp sepeti. Ayağının altına almak. Döküntü. Hırdavat. Tahrip etmek.

Glister : Işıldamak. Parıldamak. Pırıltı. (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak. Parıltı.

Scrap : Kırıntı. Ç.yemek artıkları. Hurda olarak kullanmak. Bir yana atmak. Rafa kaldırmak. Atmak. Dalaş. Peletlendikten sonra parça irilikleri granül forma küçültülmüş olan yem. Hurda. Ufak parça.

Scintillation : Parıldama. Kıvılcımlar saçma. Işıldama. İyonlaştırıcı parçacığın neden olduğu çok kısa süreli (birkaç mikrosaniye ya da daha az) ışıldama. Pırıldama. Kırpışım. Fizik, uzay, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sintilasyon. Kıvılcım saçma. Yıldızlardan gelen ışığın, hava katmanından geçerken uğradığı küçük kırılımilar yüzünden, yeğinliğinde gözlenen titrerlik.

Sparkle : Pırıldamak. Parıldamak. Parlamak. Parıltı. Kıvılcım saçmak. Göz kamaştırmak. Kıvılcım. Canlılık. Işıldamak. Kıvılcımlar saçmak.

 

Rubbish : Süprüntü. Saçmalık. İşe yaramaz şey. Saçma. Palavra. Çöp. Zırva. Moloz. Enkaz. Çerçöp.

Slitters synonyms : slitter.

Slitters zıt anlamlı kelimeler, Slitters kelime anlamı

Dullness : Can sıkıntıs. Can sıkıntısı. Durgunluk. Sersemlik. İdraksizlik. Ahmaklık. Ağırlık. Kesat. Asamiyet.

Lumper : Yük boşaltma işçisi. Tersane işçisi. Dok işçisi. Gemi yükleme işçisi. Liman işçisi.