Smogs türkçesi Smogs nedir

  • Kirli hava kütlesi.
  • Koyu duman.
  • Sisle karışmış duman.
  • Duman.
  • Duman-sis.
  • Sis.
  • Endüstri sisi.
  • Dumanlı sis.
  • Kirli hava.

Smogs ingilizcede ne demek, Smogs nerede nasıl kullanılır?

Industrial smog : Endüstriyel duman. Fabrikalardan yayılan duman.

Smog : Duman. Kirli hava. Kirli hava kütlesi. Sanayi sisi. Sis. Sisle karışmış duman. Endüstri sisi. Dumanlı sis. Duman-sis. Koyu duman.

Smogbound : Dumanlı sis ile kaplı.

Smoggier : Dumanlı sisle alakalı. Tümüyle dumanlı sis niteliğinde olan. Dumanlı sisle karakterize.

Smoggiest : Dumanlı sisle karakterize. Tümüyle dumanlı sis niteliğinde olan. Dumanlı sisle alakalı.

Smogless : Pussuz. Dumansız. Sissiz.

Smoggy : Dumanlı sisle alakalı. Sisli (kirli havadan dolayı). Dumanlı sisle karakterize. Sisli. Middlesbrough'lu (mainly north-east use).

Cosmogonist : Kozmogonist. Evrendoğum öğrencisi. Kozmogoni öğrencisi (evrenin doğuşu ve yapısını inceleyen bilim).

Desmogleine : Dezmoglein. Yan yana gelen hücre zarları arasında oluşan dezmozom bölgesinde zarları kaleden bağlayıcı protein dezmokollin ile birlikte bulunan e-kaderin grubu adezyon moleküllerine giren bir protein.

Cosmogonic : Evrendoğumsal. Evrendoğum ile ilgili. Kozmogoni il ilgili (evrenin doğuşu ve gelişimini araştıran bilim).

İngilizce Smogs Türkçe anlamı, Smogs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Smogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fog : Sisle kaplamak. Donuklaştırmak. Buğulanmak. Sislenmek. Coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sislemek. Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur. Donuklaşmak. Sis basmak.

Fogginess : Sisli olma. Belirsizlik. Sislilik.

Air pollution : Hava kirliliği. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Hava kirlenmesi. Kentleşme ve işleyimselleşme sonucunda, insanların ısınma, taşınma ve öteki etkinleri yüzünden, havadaki, insan sağlığı için çekinceli özdekler oranının yükselmesi. Tenek kirliliği. Doğal olarak havada bulunmayan gaz ve parçacıkların havanın bileşimine katılması sonucu havanın yapısının bozulması. hava pollüsyonu.

Fume : Patlamak. Gaz. Buhar. Kızmak. Tütmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Köpürmek. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Duman çıkarmak.

Smogginess : Sislilik.

Smog : Sanayi sisi.

Smokes : İs yapmak. Tüttürmek. Sigara içmek. Tütmek. Tütsülemek.

Haze : Hafif sis. Bulanıklık. Belirsizlik. Şüphe. İnce duman. Pus. Canından bezdirmek. Müphemlik.

Mist : Sis bastırmak. Buğu. Sis basmak. Sisle kaplamak. Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür sis. bk. sis, bulut. Sisli olmak. Su uçuğunun soğuk bir yüzey üzerinde ya da havadaki toz ve üşerler üzerinde ince damlalar halinde yoğuşmasıyla oluşan bulut. bk. uçuk. Karartı. Buğulanmak.

Bad air : Kirlenmiş hava. Kötü hava. Temiz olmayan hava.

Smogs synonyms : mistiness, fumes, lunt, hashish, polluted air, smoke, brume, haziness, fogging, fogs, veiling, stale air, mists, hazes, hazed.