Smog türkçesi Smog nedir

  • Endüstri sisi.
  • Duman.
  • Sisle karışmış duman.
  • Dumanlı sis.
  • Kirli hava kütlesi.
  • Kirli hava.
  • Koyu duman.
  • Sanayi sisi.
  • Duman-sis.
  • Sis.

Smog ile ilgili cümleler

English: The accident was due to the smog.
Turkish: Kaza kirli sis nedeniyle oldu.

English: The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Turkish: Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.

English: In large cities, in London for instance, there is heavy smog.
Turkish: Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.

English: Our city was covered with smog.
Turkish: Şehrimiz duman kaplıydı.

English: They suffered from smog.
Turkish: Onlar dumandan muzdarip oldular.

Smog ingilizcede ne demek, Smog nerede nasıl kullanılır?

Industrial smog : Fabrikalardan yayılan duman. Endüstriyel duman.

Smogbound : Dumanlı sis ile kaplı.

Smoggier : Dumanlı sisle karakterize. Tümüyle dumanlı sis niteliğinde olan. Dumanlı sisle alakalı.

Smoggiest : Dumanlı sisle alakalı. Tümüyle dumanlı sis niteliğinde olan. Dumanlı sisle karakterize.

Smogginess : Sislilik.

Cosmogonist : Kozmogonist. Evrendoğum öğrencisi. Kozmogoni öğrencisi (evrenin doğuşu ve yapısını inceleyen bilim).

Smogs : Koyu duman. Duman. Kirli hava. Kirli hava kütlesi. Sis. Dumanlı sis. Duman-sis. Sisle karışmış duman. Endüstri sisi.

 

Cosmogony : Budunbilimsel anlamda, evrenin doğuşunu, var oluşunu, yaratılışını, gelişimini ilkel efsanelere dayalı olarak açıklama. Evrendoğum. Kozmogoni. Evrenin yaratılışının başlangıcı. Evrenin kökeni. Eyrendoğum.

Cosmography : Kainat ilmi. Kozmografya. Kozmografi.

Cosmogonic : Kozmogoni il ilgili (evrenin doğuşu ve gelişimini araştıran bilim). Evrendoğum ile ilgili. Evrendoğumsal.

İngilizce Smog Türkçe anlamı, Smog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fog : Donuklaşmak. Karartmak. Sislemek. Sislenmek. Sis kaplamak. Su uçuğunun soğuk bir yüzey üzerinde ya da havadaki toz ve üşerler üzerinde ince damlalar halinde yoğuşmasıyla oluşan bulut. bk. uçuk. Yeryüzüne oturan ve görüş uzaklığını az ya da çok daraltan bir tür bulut. bk. bulut, pus. Coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sisle kaplamak. Buğu.

Fogging : Donuklaştırma. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Donuklaştırmak. Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur. Kararma. Sis basmak. Görüntü bulanıklaştırılması. Karartmak. Sis kaplamak. Sisleme.

Fogginess : Sislilik. Belirsizlik. Sisli olma.

Hazes : İnce duman. Canından bezdirmek. Pus. Şüphe. Uğraşmak. Taciz etmek. Müphemlik. Belirsizlik.

Stale air : Kirli veya ağır hava. Aşırı sıcak. Bunaltıcı sıcak. Gaz karışımlarından oluşan ve hareket etmeyen hava. Ağır hava.

 

Smogginess : Sislilik.

Fumes : Buhar. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan). Gaz.

Haziness : Belirsizlik. Karışıklık. Kararsızlık. Müphemlik. Pusluluk. Bulanıklık.

Fogs : Sisle kaplamak. Donuklaştırmak. Donuklaşmak. Buğulanmak. Sislenmek. Karartmak. Sis basmak. Sis kaplamak. Sislemek.

Smog synonyms : smogs, mistiness, polluted air, fume, mist, haze, smoke, air pollution, smokes, bad air, brume, mists, hazed, veiling, lunt, hashish.