Smokers türkçesi Smokers nedir

  • Sigara içen kimse.
  • Sigara kullananlar.
  • Sigara tiryakisi.
  • Sigara içenler.
  • Sigara içilen bölüm.

Smokers ile ilgili cümleler

English: Ali and I are nonsmokers.
Turkish: Ali ve ben sigara içmeyeniz.

English: In this hotel there are only rooms for non-smokers.
Turkish: Bu otelde yalnızca sigara içmeyenler için odalar vardır.

English: A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Turkish: Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.

English: Smokers are asked to occupy the rear seats.
Turkish: Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

Smokers ingilizcede ne demek, Smokers nerede nasıl kullanılır?

Nonsmokers : Sigara içmeyen kimse. Sigara içmeyen. Sigara içilmeyen kompartıman.

Chain smoker : Peşpeşe sigara içen kimse. Peş peşe sigara içen. Peş peşe sigara içen kimse. Sigara tiryakisi.

Non smoker : Sigara içilmeyen bölüm. Sigara içmeyen kimse.

Passive smoker : Pasif içici.

Smoker : Çilim çeken kimse. Puro içen kimse. Körük. Sigara içilebilen vagon. Çilimkeş. Sigara içilen bölüm. Çilim çekenlere ayrılmış vagon. İçici. Arıcı körüğü. Tütün.

 

Smoke cloud : Sis bulutu.

Smoke box : Duman sandığı. Duman kutusu. Sahnede duman sağlanmasına yarayan kutu. bu kutunun içinde kimi kez yavaş yanan barut, kimi kez sıvı parafin, kimi kez de «kuru buz» denilen katı karbondioksit kullanılır.

Smoke consumer : Sigara tüketicisi. Sigara tiryakisi.

Smoke colored : Duman rengi. Füme.

Smoke alarm : Duman alarmı.

İngilizce Smokers Türkçe anlamı, Smokers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smokers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consume : Harcamak. Bitirmek. İstihlak etmek. Yakmak. Tüketmek. Tüketim yapmak. Yanmak. Ziyan etmek. Yakıp kül etmek. Yiyip bitirmek.

Take : Yazmak. Hasat. Tutulan balık miktarı. Tepki. Tutma. Reaksiyon. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. (sınava) girmek. Avalanan hayvan miktarı. Çevirmek.

 

Smother : Gelişmesini engellemek. Havasız bırakarak söndürmek (yangını). Bunalmak (dumandan veya havasızlıktan). Boğularak ölmek (dumandan veya havasızlıktan). Kaplamak. Boğmak. Havasızlıkdan ölmek. Boğmak (yastık veya battaniye vb ile). Kontrol altına almak. Bunaltmak (duman veya havasızlık).

Exhale : Çıkarmak (koku). Çıkarmak. Buhar çıkarmak. Soluk vermek. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Yaymak. (nefes) alıp vermek. (gaz vb) salmak. Nefes vermek. Oh çekmek.

Smoke consumer : Sigara tüketicisi.

Ingest : Yutmak. Mideye indirmek. İçine çekmek. Yemek.

Breathe in : Nefes almak. Can kulağı ile dinlemek. Can kulağıyla dinlemek. Soluk almak. Nefesi içine çekmek. Solumak. Ciğerlere hava çekmek.

Inhale : Solumak. Teneffüs etmek. İçine çekmek. Solukla içeri almak. Soluk almak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). İç çekmek. Nefes çekmek. Nefes almak. İçmek.

Puff : Soluğunu kesmek. Kabarmak. Övmek. Nefes nefese olmak. Şişirmek. Soluğu tükenmek. Tellendirmek. Puflamak. Püflemek. Üflemek.

Fume : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Patlamak. Köpürmek. Kızmak. Gaz. Duman çıkarmak. Duman. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Öfkelenmek.

Smokers synonyms : gun smoke, whiff, aerosol, chain smoke, have, inspire, smoker, breathe out, chain smoker, take in, expire.

Smokers zıt anlamlı kelimeler, Smokers kelime anlamı

Inhale : Solumak. İçmek. Solukla içeri almak. Soluk almak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). Nefes almak. Nefes çekmek. İç çekmek. İçine çekmek. Çekmek.

Abstain : Uzak durmak. Sakınmak. Kaçınmak. Perhiz yapmak. Perhiz etmek. Çekimser kalmak. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Çekimser olmak. Geri durmak.

Smoky : Duman çıkaran. Koyu füme. Dumana benzeyen. Duman dolu. Dumansı. Dumanlı. Dumanla dolu. Tüten. Duman rengi. Duman gibi.