Snarlier türkçesi Snarlier nedir

Snarlier ingilizcede ne demek, Snarlier nerede nasıl kullanılır?

Snarliest : Boğum boğum. Kolayca sinirlenen. Hırıldama meyilinde. Boğumlu. Homurdanma eğilimli. Birbirine karışmış. Düğüm düğüm. Düğümlü. Kolayca rahatsız olan.

Snarling : Öfkeyle konuşma. Hırıltılı.

Snarlingly : Homurdanan bir şekilde. Dırdır eden bir şekilde. Öfkeli bir şekilde. Öfkeli bir biçimde.

Ensnarling : Karmakarışık etme. Güçleştirme. Dolaşma. Karmakarışık hale getirme. Çapraşık bir hal alma. Dolaştırma.

Unsnarling : Açmak. Çözmek.

Snarly : Boğum boğum. Hırıldama meyilinde. Homurdanma eğilimli. Kolayca sinirlenen. Boğumlu. Düğüm düğüm. Birbirine karışmış. Düğümlü. Kolayca rahatsız olan.

Snarled : Sinirle söylemek. Kızgınlıkla söylenmiş. Birbirine katmak. Karıştırmak. Arapsaçına çevirmek. Karmakarışık olmak. Birbirine girmek. Hırlamak. Hırıltı yapmak. Söylenmek.

Snarls : Homurdanmak. Birbirine katmak. Sinirle söylemek. Karıştırmak. Hırlamak. Dolaşmak. Karmakarışık olmak. Söylenmek. Hırıltı yapmak. Arapsaçına çevirmek.

Snarler : Söylenen kimse. Hırıldama meyilinde olan köpek. Homurdanan kimse. Kızgınlıkla söyleyen.

 

Snarl : Dolaştırmak. Homurdanmak. Karmakarışık olmak. Karıştırmak. Hırlamak. Hırıldamak. Hırıltı yapmak. Birbirine katmak. Karmakarışık etmek. Karmakarışık bir hale getirmek.

İngilizce Snarlier Türkçe anlamı, Snarlier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snarlier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knottiest : Karışık. Budaklı. Çetrefilli. Dolaşık. Güç. Zor. Dubaklı.

Scabrous : Çapraşık. Pürtüklü. Çapraşıklık. Pürüzlü. Pütürlü. Terbiyesiz. Kabuklanmış. Kabuk bağlamış. Pul pul.

Nodous : İlmeklerle dolu. Düğümlerle dolu.

Ganglionated : Yoğun sinir hücreleri yığını olan. Gangliyonlu. Gangliyonları olan. Sinir düğümü olan. (anatomi terimi) gangliona sahip olan.

Knotted : Düğümlenmiş. Karışık. Çetrefilli. Budaklı.

Gnarly : Dolaşık. Pürüzlü. Kıvrımlı. Budaklı. Bükülmüş. Mükemmel. Harika.

Before : İlerisinde. -meden önce. Önce. Bundan önce. Önden. Nezdinde. Evvel. Eskiden. Önceden. Karşısında.

Articulated : Eklemli. Oynaklı. Mafsallı. Römork bağlantısı. Parçalı tip. Eklemlenmiş. Açıkça söylenmiş.

Intermingled : Karışık. Birleşmiş. Karışmış. Harmanlanmış. Birleşik.

Snarlier synonyms : nodosous, snarly, gnarlier, knurled, nodular, sooner, interwoven, gnarled, snarliest, callose, knotty, intermixed, knarry, interspersed, nodose, knurly, implex, articulate, knottier, gangliosus, gnarliest.

Snarlier zıt anlamlı kelimeler, Snarlier kelime anlamı

Late : Gecikmiş. Ölü. Geç. Son zamanlardaki. Merhum. Geç kalan. Rahmetli. Son zamanlarda olan. Müteveffa. Son.

Middle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara. Orta yer. Vasat. Vasati. Ortadaki. Orta. Göbek adı. Orta kısım. Bel.

Untangled : Çözmek. Karışık bir durumdan kurtarmak. Açmak. Açmak (karışık bir şeyi). Halletmek. Düğümü çözmek. Karışık bir şeyi açmak.