Snarled türkçesi Snarled nedir

Snarled ile ilgili cümleler

English: The dog snarled at the salesman.
Turkish: Köpek satıcıya hırladı.

English: The highway is snarled up.
Turkish: Karayolu arap saçına döndü.

Snarled ingilizcede ne demek, Snarled nerede nasıl kullanılır?

Ensnarled : Çapraşık bir hal almış. Dolaşmış. Karmakarışık edilmiş. Güçleşmiş. Karmakarışık olmuş.

Unsnarled : Çözülmüş. Açmak.

Snarler : Hırıldama meyilinde olan köpek. Kızgınlıkla söyleyen. Söylenen kimse. Homurdanan kimse.

Snarlers : Hırıldama meyilinde olan köpek. Homurdanan kimse. Kızgınlıkla söyleyen. Söylenen kimse.

Snarl at : Homurdanmak. Hırlamak. Söylenmek.

Snarlier : Homurdanma eğilimli. Boğumlu. Birbirine karışmış. Hırıldama meyilinde. Düğümlü. Boğum boğum. Kolayca rahatsız olan. Kolayca sinirlenen. Düğüm düğüm.

Snarliest : Kolayca rahatsız olan. Birbirine karışmış. Hırıldama meyilinde. Homurdanma eğilimli. Düğümlü. Düğüm düğüm. Boğum boğum. Kolayca sinirlenen. Boğumlu.

Snarlup : Karışıklık.

Traffic snarl : Trafik tıkanıklığı.

Snarling : Hırıltılı. Öfkeyle konuşma.

 

İngilizce Snarled Türkçe anlamı, Snarled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snarled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drone : Pes ses tonu. Asalak tip. Monoton bir sesle söylemek. Haylazlık etmek. Başkalarının sırtından geçinen kimse. Vızıldamak. Uzaktan kumandalı uçak. Erkek arı. Başkasının sırtından geçinmek. Vızıltı.

Tangling : İçinden çıkılmaz hale getirmek. İçinden çıkılmaz hale getirme. Dolaştırmak. Karıştırma. Dolaştırma.

Immixes : Birbirine karıştırmak. İç içe geçirmek. Katmak.

Foul up : Rezil etmek. Perişan etmek. Kirletmek. Karışıklık. İçine sıçmak. İçine etmek. Tıkamak. Bozmak. Berbat etmek.

Amalgamate : Karışma. Karışım. Karışmak. Birleşmek. Birleştirmek. Kaynaşmak. Firma. Katmak. Bileştirmek. Karıştırıp birleştirmek.

Immix : Katmak. Birbirine karıştırmak. İç içe geçirmek.

Bumbled : Ağır ağır ilerlemek. İçine etmek. Arı vızıltısı. Bozmak. Kekeleyerek konuşmak. Tökezlemek. Eline yüzüne bulaştırmak. Gevelemek. Hata yapmak.

Churn : Çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Çırpmak. Yayıkta tereyağı yapmak. Çalkalanmak. Yayık. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Köpürmek.

Be said : Söylenmiş olmak.

Adulterating : Hileli. Yabancı madde katmak. Bozmak. Seyreltmek. Karışık. Hile katmak. İçine yabancı madde katmak. Saflığını bozmak. Yabancı madde karıştırarak.

Snarled synonyms : rail, tangled, crab, bandy words with, growls, make hay of something, purrs, get up against, bumble about, admix, find fault with, confounds, fall out with, chides, chidden, purr, snarl at, bumbles, discombobulate, fret and fume, fret, gnarling, knotty, purred, discombobulating, droned, rattled, chiding, gnars, rattles, gnarl, fouled up, admixing.

Snarled zıt anlamlı kelimeler, Snarled kelime anlamı

Untangled : Düğümü çözmek. Halletmek. Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir durumdan kurtarmak. Açmak.