Tangling türkçesi Tangling nedir

  • Arapsaçına çevirmek.
  • İçinden çıkılmaz hale getirmek.
  • [#karıştırma Karıştırmak].
  • Dolaştırma.
  • İçinden çıkılmaz hale getirme.
  • Dolaştırmak.
  • Karıştırma.

Tangling ingilizcede ne demek, Tangling nerede nasıl kullanılır?

Disentangling : Açılma. Açmak. Dolaşıklığını gidermek. Serbest bırakmak. Açılmak. Çözülme. Serbest kalmak. Kurtulma. Çözmek.

Entangling : Başını derde sokmak. Dolaştırmak. Dolaştırma. Karıştırmak. Bulaştırmak. Dolaştırarak.

Intertangling : Birbirine geçmek. Birbirine geçirmek.

Untangling : Halletmek. Açmak. Karışık bir şeyi açmak. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir durumdan kurtarmak. Çözmek. Düğümü çözmek.

Tangle : Arapsaçına dönmek. Karmakarışık şey. Dolanmak. Karmakarışık etmek. Dolaştırmak. Tartışmak. Arapsaçına çevirmek. Arap saçına çevirmek. Karışmak. Karıştırmak (iplik veya saç vb).

Tangle up : Karıştırmak. Karmakarışık etmek.

Tangles : Arapsaçına çevirmek. Karıştırmak. Dolaştırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek.

Tangled : Arapsaçına çevirmek. Karman çorman. Girişik. Karıştırılmış. Girift. Karıştırmak. Dolaştırmak. Karmakarışık. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Darmadağınık.

Tangled thing : Karışık şey.

Tangled skein : Karmakarışıklık. Arapsaçı.

İngilizce Tangling Türkçe anlamı, Tangling eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tangling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entwines : Sarmak. Kıvırmak. Tırmanmak. Örmek. Bükmek. Etrafını sarmak. Birbirine geçirmek.

Entwists : Bükmek. Burmak. Sarmak. Örmek. Kıvırmak.

Adulterates : Değerini düşürmek. Bozmak. Karışık. Seyreltmek. Yabancı madde karıştırarak. Saflığını bozmak. Hileli. İçine yabancı madde katmak. Hile katmak.

Admixed : Beton katkı. Katıp karıştırmak. Katmak. Harç katkı.

Agitations : Galeyan. Çalkama. Kışkırtma. Endişe. Tahrik. Çalkalanma. Kışkırtıcılık. Sıkıntı. Sallanma.

Blend : Uymak. Uyum sağlamak. Geçişme. Harman etmek. Karmak. Kaynaşmak. Karışım. Harmanlama. Harman. Harmanlamak.

Circulated : Yayılmak. Dolaşmak. Tedavül etmek. Tedavül ettirmek. Yaymak. Devretmek. Deveran etmek.

Add : Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Katmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Çalmak. Toplamak. Toplamını almak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Ekleme. Neticelenmek. Eklemek.

Amalgamated : Birleştirmek. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Karışmak.

Tangling synonyms : make hay of something, enlacement, snarled, tangle, agitation, adulterations, bedevilment, amalgamate, blent, tangled, blending, admix, tangles, enlacing, ensnarling, entangling, make a hash of it, ensnarl, amalgamations, amalgamates, noise, adulterating, adulteration, circulates, adulterate, amalgamation, amalgamating, entwist, commixture, commingling, jangly, compounds, entwine.

 

Tangling zıt anlamlı kelimeler, Tangling kelime anlamı

Euphonious : Ahenkli. Hoş sesli. Sesi kulağa hoş gelen.

Unexciting : Sıkıcı. Heyecansız. Can sıkıcı.