Disentangling türkçesi Disentangling nedir

Disentangling ingilizcede ne demek, Disentangling nerede nasıl kullanılır?

Disentangle : Salıvermek. Düğüm çözmek. Serbest bırakmak. Açmak. Açılmak. Düğümü çözmek. Ayırt etmek. Serbest kalmak. Çözmek. Kurtulmak.

Disentangled : Çözmek. Serbest bırakmak. Serbest kalmak. Çözülmüş (serbest kalmış). Açılmak. Dolaşıklığını gidermek. Çözülen. Açmak.

Disentanglement : Serbest kalma. Ayırma. Dolaşığı açılma.

Disentanglements : Serbest kalma. Dolaşığı açılma. Ayırma.

Disentangles : Dolaşıklığını gidermek. Salıvermek. Çözülmek. Kurtulmak. Açmak. Düğüm çözmek. Çözmek. Açılmak. Ayırt etmek. Serbest kalmak.

İngilizce Disentangling Türkçe anlamı, Disentangling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disentangling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut loose : Aşka gelmek. Kurtlarını dökmek. Vazgeçmek. Baskıdan kurtarmak. Baskıdan kurtulmak. İlişkiyi kesmek. Cıvıtmak. Kendini tutmamak.

Deciphers : Yorumlamak. Anlamını çözmek. Kripto çözmek. Kod açmak. Kod çözmek. Şifre çözmek. Deşifre etmek. Şifreyi çözmek. Çözmek (şifre vb).

 

Avoidance : Kaçınma. Fesih. İlga. İmtina. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. Sakınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. Çekinme. Uzak durma.

Dehiscence : İnficar. Yarılıp açılma. Çatlama.

Clarification : Berraklaştırma. Belirtme. Durulma. Açıklık kazanma. Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Açıklığa kavuşturma. Durultma. Temizleme. Açıklama.

Decompressed : Basıncı azaltma. Tazyiki boşaltmak. Sıkışmışı açma. Sıkıştırılmışı açmak. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Basıncı kaldırmak. Basınçtan kurtulmak. Sıkıştırılmışı açma. Basıncı azaltmak.

Emancipation : Serbest bırakma. Kurtuluş. Özgürlüğüne kavuşturma. Özgürleşme. Eşit haklar verme. Özgürlük. Azat etme. Azat. Özgürlüğüne kavuşma. Özgür kılma.

Get loose : Sallanmak. Kaçmak. Kaçıp gitmek. Yerinden oynamak. Gevşemek. Çözülmek. Kaçıp kaybolmak.

Bring up the subject : Konuyu açmak.

Unraveling : Sökülmek (örgü). Çözme. Aydınlatmak. Sökme (örgü vb). Sökmek (örgü). Çözülmek.

Disentangling synonyms : be opened, decodes, evasions, assoil, escaping, elusions, cipher out, being rescued, decompresses, denudes, dilatation, break open, disentangle, resolution, decontrols, unlatch, disintegration, baring, dilatations, blossom, broaching, aired, discharges, deciphering, bring up in conversation, affranchise, evasion, disincorporation, clarifications, being opened, disentangled, decoded, deciphered.