Cut loose türkçesi Cut loose nedir

Cut loose ingilizcede ne demek, Cut loose nerede nasıl kullanılır?

Cut : Kesik. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Yontmak. Kes. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesmek. Sapmak. İndirimli. Kurgulamak. Diş çıkarmak.

Loose : Kaçmak. Serbest bırakmak. Bol. Salıvermek. Ateşlemek. Atmak. Oynak. Gevşek. Ateş etmek. Çözmek.

Cut a big swath : Caka satmak.

Cut a caper : Tuhaf davranmak. Saçmasapan dans figürleri yapmak. Coşkuyla sıçramak. Coşkuyla dansetmek. Tuhaf bir şeklide dans etmek.

Cut a dash : (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek. Çalım satmak. Hava atmak. Hava basmak.

Cut a figure : Boy göstermek.

Cut a feather : Tartışmak. Şüphe uyandırmak. Polemiğe girmek. Dışarı uzatmak.

İngilizce Cut loose Türkçe anlamı, Cut loose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut loose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acuminate : Sivri uçlu. Ucu sivri. Sivrileştirmek. Akuminat. Sivrileşen. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi).

 

Abnegate : Reddetmek. İnkar etmek. Ülkeden ayrılmak. Feragat etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Feda etmek. Tanımamak. Yadsımak.

Break with : Tüm ilişkiyi kopartmak. İlgisini kesmek. Köprüleri atmak. Selamı sabahı kesmek. -den ayrılmak. İlişkisini kesmek. Tümüyle kopmak. İle bağını koparmak.

Be through : Beraberliği bitirmek. Bozuşmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Arkadaşlığı bozmak. Bitirmek. İşe yaramaz olmak.

Abnegates : Tanımamak. Reddetmek. Yadsımak. Ülkeden ayrılmak. İnkar etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Feragat etmek. Feda etmek.

Abdicated : Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek. Bırakmak. Tahttan çekilmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek. El çekmek.

Enthused : Hayran kalmak. Coşturmak. Azmettirmek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Coşmak. Bayılmak. Hayran bırakmak.

Cave in : Oymak. Göçertmek. Göçmek. Teslim olmak. Moralman çökmek. Yıkılmak. Kazmak. Çökmek. Göçürmek.

Enthusing : Bayılmak. Hayran kalmak. Şevke getirici. Heyecan verici. Ballandıra ballandıra anlatmak. Hayran bırakmak. Gayret verici. Coşturucu. Coşmak.

Break through : Üstesinden gelmek. Engeli geçmek. Doğmak. İlerleme kaydetmek. Görünmek. Zorla geçmek. Ortaya çıkmak. Yarıp geçmek. Çıkmak.

Cut loose synonyms : ostracizes, cipher out, decode, compounding, abstention, back down, get carried away, back, abjured, disjoint, brush off, disassembling, abdicating, abjures, break, enthuses, breaking up, assoil, wormed, abandons, be effective, break open, disjoints, be separated, apostatize, cave, abdicates, go too far, be through with, bring up the subject, apostatized, apostatise, demounting.