Enthused türkçesi Enthused nedir

Enthused ingilizcede ne demek, Enthused nerede nasıl kullanılır?

Enthuse about : Hayranlık duymak. Göklere çıkarmak. Çok övmek.

Enthuse over : Hayranlık duymak.

Enthuse : Hayran kalmak. Coşturmak. Çok ilgi göstermek. Coşmak. Gayrete gelmek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Hayran bırakmak. Şevk vermek. Bayılmak. Hayranlık göstermek.

Enthuses : Coşmak. Coşturmak. Ballandıra ballandıra anlatmak. Hayranlık göstermek. Hayran bırakmak. Gayrete gelmek. Hayran kalmak. Bayılmak. Şevk vermek. Çok ilgi göstermek.

Enthusiasm : İstek. Coşkunluk. Heves. Coşku. Şevku-teheyyüç. İsteklilik. Şevk. Büyük ilgi. Gayret. Çoşkunluk.

Enthusing : Hayran bırakmak. Coşturucu. Şevke getirici. Ballandıra ballandıra anlatmak. Bayılmak. Gayrete gelmek. Hayran kalmak. Gayret verici. Coşmak. Heyecan verici.

Be enthusiastic : Heyecan duymak.

Enthusiastically : Hevesle. Şevkle. Heyecanla. Coşkuyla. Ateşli bir şekilde. Coşkulu bir tarzda. Gayretle.

Enthusiasts : Coşkun kimse. İstekli kimse. Ateşli taraftar. Hayran.

Enthusiasms : Heves. Gayret. Hayranlık. Coşkunluk. Şevku-teheyyüç. İstek. Çoşkunluk. Şevk. Heyecan. Coşku.

İngilizce Enthused Türkçe anlamı, Enthused eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Enthused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exult : Övünmek. Bayram etmek. Sevinmek. Sevincinden uçmak. Sevinçten uçmak. Sevinçten havalara uçmak. İftihar etmek. Düğün etmek. Çok sevinmek. Bayram etmek (argo terim).

Adore : Delicesine sevmek. Tapınmak. Çılgınca sevmek. Tapmak. Çok sevmek. Bitmek.

Hold in high esteem : El üstünde tutmak. Saygı göstermek. Çok beğenmek. Büyük saygı göstermek. Hayran olmak. Beğenmek. Baş tacı etmek. Büyük sevgi beslemek. Hürmet etmek.

Enthuse : Çok ilgi göstermek. Şevk vermek. Hayranlık göstermek.

Enchant : Mest etmek. Aklını başından almak. Çıldırtmak. Afsunlamak. Büyülemek. Hayran etmek. Büyü. Büyü yapmak. Zevk vermek.

Speak : Göstermek (özellik). Düşünceleri iletmek. Söylemek (gerçeği veya sözü). Konuşabilmek. Konuşma yapmak. Konuşmak. Haberleşmek. Söylemek. Bahsetmek. Bilmek.

Verbalise : Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). Fiile çevirmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Sözle anlatmak. Sözle ifade etmek. İfade etmek. Sözcüklere dökmek. Geveze olmak. Ağız kalabalığı etmek. Bir kelimeyi eylemleştirmek (verbalize olarak da yazılır).

Cut loose : Ayrılmak. Cıvıtmak. Çözmek. Sökmek. Aşka gelmek. Vazgeçmek. Baskıdan kurtarmak. Baskıdan kurtulmak. Açmak.

Exults : Çok sevinmek. Övünmek. İftihar etmek. Düğün etmek. Bayram etmek (argo terim). Çok sevinmek (bir zaferden sonra). Bayram etmek. Sevincinden uçmak. Sevinmek. Sevinçten havalara uçmak.

Enchants : Mest etmek. Afsunlamak. Büyülemek. Aklını başından almak. Büyü. Hayran etmek. Çıldırtmak.

 

Enthused synonyms : rhapsodise, impresses, effervesced, knock the socks off, mouth, entrances, be taken with, amazes, be enamored of, enthuses, collapse, elating, black out, hold in esteem, adores, be fascinated, bring down, effervescing, exuberate, ectasize, bestirring, effervesce, charm, rhapsodize, carrying away, be filled with admiration, enfever, entrance, be fond of, enrapture, blacking out, effervesces, be enamoured of.