Snowing türkçesi Snowing nedir

  • Yağma.
  • Karla kaplamak.
  • Kar yağmak.
  • Abartılı konuşarak etkilemek.
  • Kar yağışı.
  • Yağış.

Snowing ile ilgili cümleler

English: It has been snowing for two days.
Turkish: İki gündür kar yağıyor.

English: It had been snowing for a week.
Turkish: Bir haftadır kar yağıyor.

English: Has it started snowing yet?
Turkish: Henüz kar yağmaya başladı mı?

English: Do you know if it's started snowing yet?
Turkish: Henüz kar yağmaya başlayıp başlamadığını biliyor musun?

English: I believe it will be snowing tomorrow.
Turkish: Yarın kar yağıyor olacağına inanıyorum.

Snowing ingilizcede ne demek, Snowing nerede nasıl kullanılır?

Snowier : Kar gibi. Kar beyazı. Karlı. Yağışlı. Lekesiz. Bembeyaz. Kar yağışlı.

Snowiest : Kar beyazı. Lekesiz. Kar gibi. Bembeyaz. Kar yağışlı. Yağışlı. Karlı.

Snowily : Kar yağışlı bir şekilde. Lekesiz bir biçimde.

Snow bag : Kar kutusu. Sahnede kar yağışı görünümünü sağlamada kullanılan aygıt.

Snow blind : Kar körlüğü.

Snow cannon : Kar makinesi.

Snow bunny : Zencilerin beyaz kadınlar için kullandığı terim. Kar hastası. Kayak öğrencisi. Kar meraklısı. Kayak yapan güzel kadın.

Snow broth : Erimiş kar.

Snow cap : Kar şapkası.

Snow blindness : Kar körlüğü. Aşırı kar yağışı sonucu oluşan geçici körlük.

 

İngilizce Snowing Türkçe anlamı, Snowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lash : Vurmak. Kışkırtmak. Çarpmak. Ayıplamak. Taşlamak. Kırbaçlamak. Azarlamak. Hicvetmek. Bağlamak. İp ile bağlamak.

Freeboots : Haydut gibi davranmak. Soymak. Yağmalamak. Talan etmek. Soygun yapmak. Çalmak.

Freebooting : Çalmak. Talan etmek. Yağmalamak. Soymak. Haydut gibi davranmak. Soygun yapmak.

Rains : Muson yağmurları. Yağmur mevsimi. Yağmurlar. Muson.

Depredation : Soygunculuk. Hasara uğratma. Hasar. Yağmalama. Talan. Hasar verme. Tahribat. Değer düşüklüğü. Zarar.

Foraying : Atılım (riskli). Baskın. Akın etmek. Çapulculuk. Basmak. Yağmalamak. Girme. Yağma etmek. Akın.

Downfalls : Boşanma (yağmur). Düşüş. Çökme. Sağanak. Çöküş. Yıkılış. Mahv. İnkıraz. Düşme. Yıkılma.

Rain : Şakır şakır akmak. Yağmur gibi boşanmak. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. Bereket. Yağmur gibi yağdırmak. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. Yağmuruna tutmak. (yağmur) yağmak. Çizik.

Weave : Kıvırmak. Anlatmak. Topu en yakınındaki arkadaşına aktaran oyuncunun, bu arkadaşı ile karşısındaki karşı takım savunma adamının arasından geçmesi ve davranışını birkaç kez yinelemesi. Bükmek. Dolamak. Sarmak. Zikzak çizmek. Zikzak yaparak ilerlemek. Örmek.

Foray : Akın etmek. Yağma etmek. Çapulculuk. Akın. Atılım (riskli). Basmak. Baskın. Yağmalamak. Girme.

 

Snowing synonyms : move back and forth, oscillate, despoilation, fall of snow, snowed, snowfalls, brachiate, freeboot, precipitations, rainfalls, despoilment, waver, wind up, vibrate, rainfall, forayed, move, depredations, loot, despoliation, snow, downfall, sway, booty, raining, snowfall, forays, despoliations, precipitation, snows, despoilments, displace.

Snowing zıt anlamlı kelimeler, Snowing kelime anlamı

Acceleration : Birim zamanındaki hız değişimi. İvme. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi. Hız artması. Vadeden önce muaciliyet kespetme. Alacağı hızlandırma. Hızlandırma. Hız verme. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Hızlanma.

Cenogenesis : Senojenetik. Senojenez. Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi).

Palingenesis : Palinjeni. Yeniden doğma. Paleojenez. Palinjenezi.

Snowing antonyms : nondevelopment.