Weave türkçesi Weave nedir

  • Dokumak.
  • Sunmak.
  • Örmek.
  • İcat etmek.
  • Zikzak yaparak ilerlemek.
  • Örme.
  • İleri sürmek.
  • Dolamak.
  • Zikzak çizmek.
  • Bükmek.
  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Kıvırmak.
  • Sarmak.
  • Bildirmek.
  • Anlatmak.
  • Zikzak yapmak.
  • Atkılamak.
  • Önermek.
  • Topu en yakınındaki arkadaşına aktaran oyuncunun, bu arkadaşı ile karşısındaki karşı takım savunma adamının arasından geçmesi ve davranışını birkaç kez yinelemesi.
  • Dokuma.

Weave ile ilgili cümleler

English: Have each of your wives weave a rug by tomorrow.
Turkish: Yarına kadar karılarınızdan her birine bir kilim dokutun.

English: The girls weaved the flowers into wreaths.
Turkish: Kızlar çiçeklerden taç yaptı.

English: This type of spider doesn't weave a web.
Turkish: Bu türde örümcekler ağ örmezler.

English: My grandmother likes to weave things.
Turkish: Büyük annem giysiler örmeyi seviyor.

Weave ingilizcede ne demek, Weave nerede nasıl kullanılır?

Basket weave : Sepet örgüsü.

Foil weave : Folyo örgü.

Gold weave : Altın örgü.

Weaved : Dokunmuş. Dokulu (örneğin kumaş).

Weaver : Dokuyucu. Dokumacı. Yoma bağı. Çulha.

Hairweavers : Kısa veya ince saça ek saç yapan kimse. Saç ekleyen kimse.

Weaves : Örme. Dokuma.

Inweave : Karıştırmak. Karışık dokumak. Bulaştırmak.

Interweaves : Birlikte dokumak. Beraber dokumak. Birbirine karıştırmak. Birlikte örmek.

 

Interweave : Beraber dokumak. Birlikte dokumak. Birbirine karıştırmak. Birlikte örmek.

İngilizce Weave Türkçe anlamı, Weave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Communicates : İletişime geçmek. Geçirmek. İblağ etmek. Haberleşmek. İletişim kurmak. Bağlantılı olmak. Nakletmek. Birbirine açılmak (odalar). Bulaştırmak. İçini dökmek.

Counsel : Avukat. Nasihat vermek. Salık vermek. Öğütlemek. Maksat. Nasihat etmek. Öğüt vermek. Akıl vermek. Öneri.

Net : Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Katıksız. Arıtımlı. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Katkısız. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Süzek. Tül.

Braid : Saç örgüsü. Örmek (saç). Şeritle süslemek. Kordon. Saçını örmek. Saçını örgü yapmak. Bant. Şerit. Örgü.

Enlace : Birbirine geçirmek. Sıkıca sarmak. Dolaştırmak.

Commentating : Bir şeyi anlatmak. Nakletmek. (maç vb) anlatmak. Yorumlamak. Değerlendirmek. Yorum yapmak.

 

Enlacing : Dolaştırma. Birbirine geçirmek. Birbirine geçirme. Sıkı sıkı sarma.

Builds : Bel bağlamak. Toplamak. Kurmak. İnşaatçılık yapmak. Toplanmak. Yapmak. Güvenmek. Kümelenmek. İnşa etmek.

Proffers : Öneri. Önerme. Uzatmak. Teklif etmek. Teklif. Sunmak (elle).

Entwines : Etrafını sarmak. Tırmanmak. Dolaştırmak. Birbirine geçirmek.

Weave synonyms : pleach, counseled, zigzagged, buckle, bordered zone, looms, bundle, centre point on side lines, fathered, ruddle, fabric, appeal, announces, fabrics, create from raw stuff, announced, counsels, elucidates, tinsel, contexture, darning, belt, crooking, asserted, contorting, describes, zigzags, act of throwing goal, bandages, bring in, cinctures, dead ball, posits.

Weave zıt anlamlı kelimeler, Weave kelime anlamı

Untwist : Çözmek. Açmak. İplerini çözmek. Bükümünü açmak. İplerini ayırmak. Halletmek. Açılmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek.

Unweave : Açmak. Dikişlerini çözmek. Dikiş almak. Sökmek. Çözmek.

Unbraid : Örgüsünü açmak.

Weave antonyms : stay in place.

Weave ingilizce tanımı, definition of Weave

Weave kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To entwine or interlace into a fabric. To practice weaving. To work with a loom. To unite, as threads of any kind, in such a manner as to form a texture. To unite intimately. A particular method or pattern of weaving. As, to weave wool, silk, etc. Hence, to unite by close connection or intermixture. As, the cassimere weave.