Enlace türkçesi Enlace nedir

Enlace ingilizcede ne demek, Enlace nerede nasıl kullanılır?

Enlacement : Birbirine geçirme. Dolaştırma. Sıkı sıkı sarma.

Enlacing : Birbirine geçirmek. Dolamak. Sarmak. Dolaştırma. Sıkı sıkı sarma. Birbirine geçirme.

Enlarge : Genişlemek. Büyültmek. Çoğaltmak. Uzatmak. Ayrıntıya girmek. Geliştirmek. Büyütmek. Genişletmek. Boyutunu büyütmek. Büyümek.

Enlarge on a point : Bir noktayı detaylı bir şekilde açıklamak.

Enlarge upon : Tafsilata girişmek. Ayrıntılandırmak. Daha ayrıntılı bir şekilde anlatmak. Daha detaylı bilgiler vermek. Dallandırmak. Genişletmek. Yaymak. Detaylandırmak.

Enlarger : Büyüteç. Agrandisör. Agrandisman makinası. Genişletici. Büyütücü. Agrandizör. Büyülteç. Fotoğrafları büyülten cihaz.

Enlargement : Büyültme. Agrandisman. Genişletme. Artma. Genişleme. Büyüme. Yayılma. Büyütme. Çoğalma.

Enlarged the scope : Büyütülmüş faaliyet alanı. Genişletilmiş mesafe veya menzil. Artırılmış kapsam. Genişletilmiş kapsam.

Enlarge upon a point : Bir noktayı detaylı bir şekilde açıklamak.

Enlargement of the prostate gland : Prostat bezi büyümesi. Prostat bezi genişlemesi. Mesanede konuşlu erkek idrar kanalını çevreleyen bezin genişlemesi.

 

İngilizce Enlace Türkçe anlamı, Enlace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enlace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coils : Kangal yapmak. Sarılmak. Dolanmak. Bukle yapmak.

Splice : İki ucu birbirine ekleme. Çok içki içme. Yapıştırmak. Birbirine eklemek. Yapıştırma eylemi. Geçme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Evlendirmek. Eklemek. Birbirine yapıştırmak (bant veya film uçlarını).

Intertangle : Birbirine geçmek.

Interknit : Birbirine çok yakın bir şekilde örmek. Birbirine dolamak.

Entangles : Karmakarışık etmek. Bulaştırmak. Karıştırmak. Başını derde sokmak. Dolaşıklık. Mania. Engel.

Cinctures : Kemer. Pervaz. Kuşak. Kuşatmak. Çevrelemek.

Belt : Kuşakla bağlamak. İklim kuşağı. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Bölge. Kuşak. Yumruk indirmek. Kemer. Kemerle bağlamak. Kemerle dövmek.

Tangle : Tartışmak. Karıştırmak. Dolaşık şey. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karışmak. Dolanmak. Karmakarışık etmek. Dolaşmak. Arapsaçına çevirmek. Karıştırmak (iplik veya saç vb).

Brood : Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Kuşatmak. Kuluçkaya yatmak. Kuş yavruları. Kötü düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Kuluçka. İki eli şakaklarında düşünmek. Civcivler.

Coiled : Bukle yapmak. Helezonlaşmış. Sarmal. Sarılmak. Dolanmak. Sarılı (bobin). Kangal halinde. Sarılı. Kangal yapmak.

Enlace synonyms : pleach, interlaces, intertwine, appeal, lace, twist, beset, dovetails, encircles, bundling, bandaged, knot, dovetail, intertangling, convolve, binds, circulates, cincturing, entwists, complect, batch, entwines, ravel, brood over, cinctured, bundle, wind, circulated, enlacing, entwine, ensnarl, ensnarls, plash.

 

Enlace zıt anlamlı kelimeler, Enlace kelime anlamı

Untwist : Açmak. Açılmak. Çözmek. Halletmek. İplerini ayırmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. İplerini çözmek. Bükümünü açmak.

Unravel : Sökmek. Sökmek (örgü veya örülü bir şey vb'ni). Çözmek. Sökülmek (örgü). Aydınlatmak. Sökmek (örgü). Zor bir şeyi çözmek. Çözülmek. Çözülmek (zor bir şey). Sökülmek.

Unknot : Bir düğümü çözmek. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü açmak.

Enlace antonyms : untwine.

Enlace ingilizce tanımı, definition of Enlace

Enlace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bind or encircle with lace, or as with lace. To lace. To enfold. To encircle. Hence, to entangle.