Social unrest türkçesi Social unrest nedir

  • Toplumsal tedirginlik.
  • Toplumsal kümeler arasındaki ilişkilerin sürtüşme ya da gerginlik biçimini aldığı durumlar.
  • Toplumsal huzursuzluk.
  • İçtimai huzursuzluk.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Sosyal huzursuzluk.

Social unrest ile ilgili cümleler

English: It is important to eliminate the social unrest.
Turkish: Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.

English: Social unrest may come about as a result of the endless rising of prices.
Turkish: Sürekli yükselen fiyatların bir sonucu olarak sosyal huzursuzluk çıkabilir.

English: Racial problems are often the cause of social unrest.
Turkish: Irksal sorunlar genellikle sosyal kargaşa nedenidir.

Social unrest ingilizcede ne demek, Social unrest nerede nasıl kullanılır?

Social : Toplu halde yaşayan. Toplantı. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Arkadaş canlısı. Eğlence. Parti. Toplumsal. Toplum içinde yaşayan. Sokulgan. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan.

Unrest : Huzursuzluk (ülkede veya kuruluşta veya örgütte). Rahatsızlık. Bozgun. Kargaşalık. Karışıklık. Fitne. Huzursuzluk. Çalkantı. Kargaşa. Tedirginlik.

 

Social ability : Sosyal yetenek. Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram.

Social abnormality : Toplumsal düzgüsüzlük. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması.

Social accounting : Sosyal muhasebe. Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi. Sosyal hesaplar.

Social accounting matrix : Sosyal hesaplar matrisi. Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi.

İngilizce Social unrest Türkçe anlamı, Social unrest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social unrest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Acculturation : Kültürel uyum. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

 

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Adaptive behavior : Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumcu davranış.

Alienation : Yabancı emek. Yabancılaştırma. Yabancılaşma. Dengesizlik. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aralarını açma. Devir. Uzaklaşma. Soğutma. Ötekileştirme.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Affection : Yakınlık. Hastalık. Eğilim. Muhabbet. Meyil. Etkileme. Şefkat. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygusal yakınlık.

Age group : Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi.

Aesthetic : Estetik. Güzelduyu. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

Social unrest synonyms : age grade, aesthetical ideal, age distribution, abilities, agnation, acclimatation.