Socrat türkçesi Socrat nedir
- Sokrat.
Socrat ile ilgili cümleler
English: The philosopher Socrates discussed death with his friends in prison.
Turkish: Filozof Sokrates hapishanede arkadaşıyla ölümü tartıştı.
English: Socrates was accused of atheism because he did not believe in Zeus.
Turkish: Sokrates, Zeus'a inanmadığı için ateist olmakla suçlanırdı.
English: The end of which there were two little sketches of rhetoric and logic, the latter finishing with a specimen of a dispute in the Socratic method.
Turkish: Onun sonunda konuşma sanatı ve mantık ile ilgili , Socrates metodunda herhangi bir anlaşmazlık örneği ile biten ikincisinin sonunda iki küçük skeç vardı.
Socrat ingilizcede ne demek, Socrat nerede nasıl kullanılır?
Socrates : Sokrates. (mö. 470?-399) öğretimde bir soru-cevap metodu geliştiren yunanlı filozof.
Socratic : Sokrates tarafından geliştirilen öğretim metodu veya felsefelerle alakalı. Sokrates'e ait.
Socratic irony : Sokratik ironi. Tartışmayı alevlendirmek ve gerçeğin arayışını tetiklemek amacıyla numaradan bilmezlikten gelme. Bir kimse başka bir kimseye bir terimin anlamıyla ilgili soru sorarken cehalet ve öğrenme istekliliği.
Socratic method : Sokratik metod.
Thalassocracy : Talassokrasi. Denizler imparatorluğu. Deniz gücü. Deniz üstünlüğü. Gücü denizdeki hakimiyete dayanma. Deniz dominyonu. Deniz hakimiyeti.
Soccer player : Futbol oyuncusu. Futbolcu. Avrupa'nın futbol oyununu oynayan kimse.
Socage : Belirli bir hizmete bedel olan tasarruf. Derebeylik arazi tasarruf hakkı.
Soccer : Futbol. Ayaktopu.
Soccer pitch : Futbol sahası.
Socager : Askeri olmayan veya bir tarım hizmeti karşılığında kendisine toprak edinme hakkı verilmiş kimse (ortaçağ ingiliz hukukuna göre).
İngilizce Socrat Türkçe anlamı, Socrat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Socrat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make : -e neden olmak. Kapatmak (devreyi). Düdüklemek. Hesap etmek. Marka. Kazanç. Biçim. Çeşit. Meydana getirmek. Olmak.
Flavour : Lezzetlendirmek. Çeşni vermek. Lezzet katmak. Tatlandırmak. Tat. Bir yiyeceğe tat vermek için (bir şey) katmak. Lezzet vermek. Tat vermek. Çeşni. Tat duyusu.
Genus : Tür. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri içine alan taksonomik bir grup. örnek: insan (homo), köpek (canis), meşe (quercus). eşey. genus. Kısım. Canlıların sınıflandırılmasında familya ile tür arasında, yapısal ve soy oluş bakımından birbirleriyle ilgili türler grubu. Soy. Takım. Familya. Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Nevi. Türleri ayırt etmede kullanılan bilimsel ifade.
Genre : Nevi. Tarz. Çeşit. Üslup. Janr. Biçim. Televizyon türleri. İzlencelerin belli bir konuyu işlerken kullandığı gerece, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. başlıca türler belgesel (haber izlencesi, belgesel izlence, gezi-görüşüm, magazin izlencesi), okul televizyonu, açık oturum, yuvarlak masa izlenceleri, spor izlencesi, televizyon oyunu, dinletiler, eğlence izlenceleri, yarışma izlenceleri, hava durumu, tanıtıdır. ayrıca, özellikle, spor karşılaşmalarının, tiyatro, opera, eğlence yerlerinin canlı yayınları ile her çeşit film gösterimi de önemli bir yer tutar). Tür. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Societal : Toplum ile ilgili. Toplumsal. Topluma özgü. Sosyal.
Species : Enva. Türlü. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. örnek: homo sapiens (insan). bu isimler daima italik yazıyla yazılır. birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. biyolojik tür, spesyes. Ortak özellikleri olan grup. Nevi. Canlı türü. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Cins. Aşai rabbani ayinindeki ekmek ve şarap.
Kind : Kısım. Tür. Nazik. Çeşit. Candan. Yardımsever. İyi. İyiliksever. Nevi. Takım.
Stripe : Tip. Çizgi. Akıtma. Çubuk. Kumaş yolu. Kamçı darbesi. Darbe. Çizgili. Rütbe. Çizgi çizgi yapmak.
Variety : Varyete. Variyete. Şov. Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşitlilik. Çeşit. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. Farklılık. Tür.
Brand : İşlemek. Damga vurmak. Damga. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im. Yaftalanmak. Bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işaret. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Marka. Dağlamak. Lekelemek.
Socrat synonyms : art form, the like, type, model, flavor, ilk, form, the likes of, like, description, category, color, style, colour, manner, antitype.
Socrat zıt anlamlı kelimeler, Socrat kelime anlamı
Antitype : Olacağı önceden ima edilen olay. Olacağı önceden işaret edilen olay.
Type : Ölçün örnek. Tip. Örnekçe. Daktiloyla yazmak. Yalnız ya da başka masallarla birlikte söylendiğinde anlamında hiçbir değişiklik olmayan bağımsız masal türü. bk. masal, anakonu. krş. değişken, değişkin. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Örnek. Matbaa harfi. Cins. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır.
Unsociable : Merdümgiriz. Çekingen. Kapanık. İnsanlardan uzak duran. Sokulgan olmayan. Girgin olmayan. Yalnızlığı seven. Konuşmaktan hoşlanmayan.
Socrat antonyms : ungregarious, unfriendly, unsocial.

Bu kısımda Socrat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Socrat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Socrat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Socrat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.