Antitype türkçesi Antitype nedir

  • Olacağı önceden ima edilen olay.
  • Olacağı önceden işaret edilen olay.

Antitype ingilizcede ne demek, Antitype nerede nasıl kullanılır?

Antityphoid : Antitifoid. Tifo hastalığı enfeksiyonunu yok eden veya önleyen (bulaşmış yiyecek veya içecek ile yenilmiş olan salmonella bakterisinin neden olduğu bulaşıcı genellikle öldürücü olan hastalık).

Antitypical : Önceden tahmin etme. Olacakları söyleme.

A great quantity of : Çok miktarda.

A large quantity of : Çok miktarda.

A minus quantity : Sıfırdan aşağı miktar.

Change in quantity supplied : Fiyata tepki olarak aynı arz eğrisi üzerindeki hareket. Sunum miktarındaki değişme. Arz edilen miktarın değişmesi. Sunumu belirleyen diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatında meydana gelen değişmeye bağlı olarak sunum miktarında ortaya çıkan değişme, diğer bir deyişle sunum eğrisi üzerindeki hareket.

Classical quantity theory : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme düzeyinde olduğu, paranın yalnızca değişim aracı olarak kullanıldığı ve dolaşım hızının sabit kaldığı varsayımları altında, para sunumundaki değişimlerin fiyatlar genel düzeyini aynı yönde ve oranda değiştirdiğini ileri süren, d. hume tarafından ortaya atılan, yirminci yüzyılda ı. fisher, a. marshall ve a.c. pigou tarafından geliştirilen, j.m. keynes’in “genel teori”si ile gözden düşen ve m. friedman’ın yeni miktar kuramı ile yeniden kabul gören para kuramı. Klasik miktar kuramı.

 

Air quantity : Hava miktarı. Hava niceliği.

Crude quantity theory of money : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme düzeyinde olduğu, paranın yalnızca değişim aracı olarak kullanıldığı ve dolaşım hızının sabit kaldığı varsayımları altında, para sunumundaki değişimlerin fiyatlar genel düzeyini aynı yönde ve oranda değiştirdiğini ileri süren, d. hume tarafından ortaya atılan, yirminci yüzyılda ı. fisher, a. marshall ve a.c. pigou tarafından geliştirilen, j.m. keynes’in “genel teori”si ile gözden düşen ve m. friedman’ın yeni miktar kuramı ile yeniden kabul gören para kuramı. Klasik miktar kuramı.

Adverb of quantity : Ölçü belirteci. Bir sıfatta, bir zarfta, bir oluş veya kılışta azlık çokluk gösteren, bunları azlık çokluk bakımından pekiştiren ve ne kadar? ne derece? sorularını karşılayan miktar ve derece bildiren zarflar: en, az, çok, eksik, fazla, daha, biraz seyrek vb. çok güzel (yer); en derin (göl); pek çok yürüdü; pek erken kalktı; daha hızlı koşmak; fazla konuşmak; biraz dinlenmek; eksik vermek; seyrek uğramak; oldukça başarılı sayılmak. vb. konağın bütün çocukları gibi, gülsüm de polisten ve karakoldan çok korkardı (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s. 135); izmitten sonra uzun bir müddet yine böyle sürdü, sonra yağmur biraz diner gibi oldu, gök yükseldi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 115) vb. ayrıca bk. zarf. Ölçü zarfı. Azlık-çokluk zarfları.

 

İngilizce Antitype Türkçe anlamı, Antitype eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antitype ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Form : Geliştirmek. Biçim almak. Biçim. Şekil vermek. Şekillendirmek. Düzenlemek. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Biçimlendirmek. Parmak ekzostozları. Bilgi belgesi.

Kind : Nazik. Çeşit. Candan. İyi. Kibar. Hoş. Kısım. Müşfik. İyi kalpli. Yürekten.

Variety : Variyete. Çeşitleme. Tür. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. Salam. Çeşit. Değişiklik. Şov. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma.

Representation : Gösterme. Sembol. Simgeleme. Fikir belirtme. Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme. Betimleme. Tasvir. Mümesillik. Simge. Oynama.

Sort : Ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden). Kimse. Sıralamak. Bölümlemek. Öğeleri, belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak. ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez; öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir, bk. sıralamak. Cins. Ayırmak. Ayıklamak. Tasnif etmek. Tür.

Antitype synonyms : mental representation, internal representation.

Antitype zıt anlamlı kelimeler, Antitype kelime anlamı

Type : İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Daktilo etmek. Tür. Örnekçe. Yalnız ya da başka masallarla birlikte söylendiğinde anlamında hiçbir değişiklik olmayan bağımsız masal türü. bk. masal, anakonu. krş. değişken, değişkin. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir topluluktaki belirli özellikleri taşıyan bir kimseyi, bilinen kalıplar içinde yansıtan oyun kişisi. Örnek. Ölçün örnek.

Antitype ingilizce tanımı, definition of Antitype

Antitype kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That of which the type is the pattern or representation. That which is represented by the type or symbol.