Soft drink türkçesi Soft drink nedir

Soft drink ile ilgili cümleler

English: She decided to drink water instead of soft drinks in order to lose weight.
Turkish: O, zayıflamak için alkolsüz içecekler yerine su içmeye karar verdi.

English: After taking a bath, I drank some soft drink.
Turkish: Yunduktan sonra biraz içecek içtim.

English: Where is there a soft drink vending machine?
Turkish: Meşrubat otomatı nerede var?

English: Do you have any soft drinks?
Turkish: Hiç alkolsüz içeceğin var mı?

English: I prefer soft drinks without sugar.
Turkish: Ben şekersiz içecekleri tercih ederim.

Soft drink ingilizcede ne demek, Soft drink nerede nasıl kullanılır?

Soft : Asude. Yıkamaya elverişli. Sevgi dolu. Mankafa. Kolay. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tatlı. Rahatsız etmeyen. Pest. Fazla hoşgörülü.

Drink : İçki. Yutmak. Buyurmak. İçmek. Bitirmek. Emmek. Alkol almak. İçkiye harcamak. İçki içmek. Şerefine içmek.

Soft drinks : Alkolsüz içecekler. Meşrubat. Meşrubatlar (kola meyve suyu vs).

Soft annealing : Yumuşatma tavlaması.

Soft associations : Ortaklıklar. Yumuşak bağlantılar. Dernekler.

Soft bodied animals : Yumuşakçalar.

İngilizce Soft drink Türkçe anlamı, Soft drink eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Soft drink ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Starch : Resmilik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kolalamak. Resmi tavırlar. Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit. Resmiyet. Katılık. Alfa-glikozidik zincir biçiminde oluşan, hidroliz olduğunda yalnızca glikoz veren, bitki hücrelerinde bulunan ve özellikle, yumrularda ve tohum endosperminin başlıca kısmını oluşturan, beyaz, kokusuz, tatsız, granül veya toz durumda depo polisakkarit. Nişasta. Ket.

Starching : Resmi tavırlar. Katılık. Kolalamak. Resmilik. Ciddiyet. Nişasta. Dinçlik. Resmiyet. Sertlik.

Fizzy water : Sodalı su. Karbonatlı su.

Lemonades : Limonata. Limonlu gazoz.

Soda pop : Meyveli gazoz. Gazlı içecek.

Stiffening : Priz alma. Pekişme. Katılaşma. Sertleşme. Berkitme. Gerginleştirme. Priz. Destek. Dik tutan şey.

Pasted : Ezme. Yumruk atmak. Yapıştırmak (tutkalla). Yapıştırmak. Pasta. Üstüne yapıştırmak. Pat. Macun. Hamur.

Lemon : Hıyarağası. Moloz. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz ve ege bölgeleri'nde yetiştirilen, c vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan her dem yeşil bir bitki. Limon. Hırbo. Değersiz şey. Limonlu. Limon ağacı. Limon rengi.

Soft drink synonyms : laundry starch, kolas, soda water, sodas, soda, cokes, cola, carbonated water, beverages, potables, bicarbonate of soda, beverage, squash, soda ash, soft drinks, lemonade, non alcoholic drink, bicarbonate, potable, coke, colas, bicarbonates, sodium carbonate, paste, fizzy drink.