Solecize türkçesi Solecize nedir

  • Yanlış bir şekilde konuşmak.
  • Bir aykırılık uygulamasında bulunmak.
  • Kaba bir şekilde davranmak.

Solecize ingilizcede ne demek, Solecize nerede nasıl kullanılır?

Solecized : Bir aykırılık uygulamasında bulunmak. Yanlış bir şekilde konuşmak. Kaba bir şekilde davranmak.

Solecizes : Kaba bir şekilde davranmak. Yanlış bir şekilde konuşmak. Bir aykırılık uygulamasında bulunmak.

Solecism : Dilbilgisi hatası. Aykırıcılık. Gramer yanlışı. Kuraldışılık. Aykırılık. Görgüsüzlük.

Solecisms : Dilbilgisi hatası. Aykırıcılık. Aykırılık. Kuraldışılık. Görgüsüzlük. Gramer yanlışı.

Solecistic : Kuralsız. Hatalı. Dilbilgisi kurallarına uymayan. Kural dışı.

Sole heir : Umumi mirasçı. Yegane mirasçı. Tek mirasçı.

Sole agent : Umumi acente. Tek yetkili mümessil. Tek temsilci. Yegane temsilci. Tek mümessil. Genel acente.

Mesolecital : Mezolekital yumurtalar. Vitellus adı da verilen lekitus maddesi eşit dağılım göstermeyen ovum. bu gruba giren kurbağa yumurtalarında vitellus maddesi vejetatif yarıma yerleşmiştir.

Sole on credit : Malın belirli ya da belirsiz bir önel sonunda ödenmesi koşulu ile yapılan saycalı satışlarda kullanılan deyim. Sayca ile.

Mesolecithal : Ortalesital. Mezolesital.

İngilizce Solecize Türkçe anlamı, Solecize eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Solecize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Observe : Uymak (kanun vb'ne). Dikkat etmek. Tarassut etmek. Gözlem yapmak. Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Gözlemlemek. Saygı göstermek. Dikkatle bakmak. Riayet etmek. Kutlamak.

Expose : Terk etmek. Maruz kalmak. Terketmek. Maruz bırakmak. Ortaya çıkarmak. Göstermek. Açığa çıkarmak. (satış için) sergilemek. Işıklandırmak.

Celebrate : Ayin yapmak. Övmek. Anmak. Kutlamak. Bayram yapmak. Yönetmek (ayin). Aşai rabbani ayinini yönetmek. Göklere çıkarmak. Kutlama yapmak.

Keep : Tutmak. Yerine getirmek. Konumunda tutmak. Bakmak. Saklamak. İlerlemek. Kayıt tutmak. Geçim. Himaye. Kale.

Sun : Güneşte bırakmak. Her gün doğup battığını gördüğümüz en parlak gökcismi. Güneşte kalmak. Güneşlendirmek. Güneş ışığı. Kızgın gaz yığınından oluşan, ısı ve ışık saçan, yeryuvarının da içinde bulunduğu dizgenin özeği olan gökcismi. Güneşe sermek. Güneş. Güneşletmek. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.

Solemnise : Tören yapmak. Nikah kıymak. Törenle kutlamak (nikah vb). Resmen icra etmek. Ayinsel veya resmi bir şekilde uygulamak veya denetlemek (solemnize olarak da yazılır). Ciddiyetle konuşmak. Tören yerine getirmek. Resmi törenle kutlamak. Resmileştirmek. Törenle kutlamak.

Solarise : Güneşte bırakmak. Güneşin etkisine maruz bırakmak (solarize olarak da yazılır). Güneş ışığı etkisinde bırakarak bozulmak. Güneşin etkisine maruz kalmak. (britanya ingilizcesi) güneş ışığına aşırı bir şekilde maruz bırakarak hasar vermek (bir fotoğraf negatifinde olduğu gibi). Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşte kalmak.

 

Insolate : Güneş altında tutmak. Güneşe maruz bırakmak. Güneşe koymak. Güneşlendirmek. Güneş ışığına maruz bırakmak. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşte kalmak. Güneşlenmek.

Solecize zıt anlamlı kelimeler, Solecize kelime anlamı

Underexpose : Karanlık çıkarmak (fotoğrafçılık terim). Düşük ışıklamak (filmi). Az ışıklamak. Karanlık çıkarmak (foto). Fotoğrafı karanlık çıkarmak.

Stay : Bastırmak. Geçiştirmek. Kalmak. Sürdürüp tamamlamak. Dayanmak. Kalış. Germek. Kalma. Ertelemek. Önlemek.

Solecize ingilizce tanımı, definition of Solecize

Solecize kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To commit a solecism.