Solecism türkçesi Solecism nedir

Solecism ingilizcede ne demek, Solecism nerede nasıl kullanılır?

Solecisms : Aykırıcılık. Aykırılık. Görgüsüzlük. Gramer yanlışı. Kuraldışılık. Dilbilgisi hatası.

Solecistic : Hatalı. Kuralsız. Dilbilgisi kurallarına uymayan. Kural dışı.

Solecize : Bir aykırılık uygulamasında bulunmak. Kaba bir şekilde davranmak. Yanlış bir şekilde konuşmak.

Solecized : Yanlış bir şekilde konuşmak. Kaba bir şekilde davranmak. Bir aykırılık uygulamasında bulunmak.

Solecizes : Bir aykırılık uygulamasında bulunmak. Kaba bir şekilde davranmak. Yanlış bir şekilde konuşmak.

Mesolecithal : Mezolesital. Ortalesital.

Sole on credit : Malın belirli ya da belirsiz bir önel sonunda ödenmesi koşulu ile yapılan saycalı satışlarda kullanılan deyim. Sayca ile.

Sole agency : Genel acentelik. Tek acente.

Sole proprietor : Tek malik. Tek sahip. Tek başına işletme kuran kişi. Tek mal sahibi. Tek patronluk işletme.

Sole right : Tek hak. İmtiyaz.

İngilizce Solecism Türkçe anlamı, Solecism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solecism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blunder : Sendelemek. Gaf yapmak. Pot. Tökezlemek. Gaf. Pot kırmak. Düşünmeden söylemek. Hata yapmak. Acemileşmek. Çam devirmek.

 

Irregularity : Bozukluk. Yolsuzluk. Suç. İntizamsızlık. Düzensizlik. Nizamsızlık. Düzgün olmama. Başıbozukluk. Kuralsızlık.

Bungle : Acemice iş yapmak. Acemice iş. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Büyük hata. Karışıklık. Bozma. Berbat etme. Beceriksizlik. Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

Contradistinctions : Fark. Zıtlık.

Botch : Yamalamak. Kötü iş yapmak. Rezil etmek (bir işi). Baştan savma onarmak. Baştan savma yapılmış şey. Bozmak. İçine etmek. Kötü yapılmış iş. Baştan savma yapmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

Inconsistencies : Uyumsuzluklar. Tutarsızlıklar. Uyuşmama. Tutarsızlık. Bağdaşmama. Kararsızlık. Uyumsuzluk.

Irregularities : Kuralsızlık. Düzensizlikler. Suç. Düzgün olmama. Bozukluk. Çarpıklık. Düzensizlik.

Fuckup : Beceriksiz kimse. Acemice iş yapan kimse. Tedirginliğe neden olan hata. Zor duruma sokan hata. Büyük hata. Kötü iş yapan kimse. Aptalca hata. Beceriksiz. Gaf. Gaf yapan kimse.

Contrariety : Zıtlık. Terslik. Karşıtlık. Tezat. Muhalefet. Uyuşmazlık. Aksilik.

Solecism synonyms : solecisms, anomalies, contradiction, flub, gaucheness, contradictions, slip, gaucherie, exceptionality, discrepancy, faux pas, boo boo, foul up, common manners, incongruities, incongruity, anomaly, discongruity, pratfall, inconsistency, exception, ignorantness, exceptions, gaffe, ill breeding, boner, inexperience, blooper, bloomer, vulgarity, egregiousness, contrarieties, contradistinction.

Solecism ingilizce tanımı, definition of Solecism

Solecism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An impropriety or incongruity of language in the combination of words or parts of a sentence. Esp., deviation from the idiom of a language or from the rules of syntax.