Irregularities türkçesi Irregularities nedir

Irregularities ile ilgili cümleler

English: When I had to learn English in school, at times I would bemoan all the irregularities and strange rules.
Turkish: Okulda İngilizce öğrenmek zorunda kaldığımda zaman zaman tüm düzensizlik ve garip kurallardan yakınırdım.

Irregularities ingilizcede ne demek, Irregularities nerede nasıl kullanılır?

Irregularity : Yolsuzluk. Düzgün olmama. Aykırılık. İntizamsızlık. Usulsüzlük. Düzensizlik. Suç. Başıbozukluk. Bozukluk. Nizamsızlık.

Commit an irregularity : Yolsuzluk yapmak.

Degree of irregularity : Düzensizlik derecesi.

Geometrical irregularity : Geometrik düzensizlik.

Textus connectivus collagenosus compactus irregularis : Kollajen ipliklerin değişik yönlerde seyretmesiyle oluşan keçemsi düzensiz sıkı bağ dokusu. bu yapı derinin dermis katmanının stratum retikularesinde görülür. Düzensiz sıkı bağ dokusu.

İngilizce Irregularities Türkçe anlamı, Irregularities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Irregularities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asperity : Düzgün olmayan yüzey. Sert hava. Pürüz. Güçlük. Kaba söz. Kötü hava. Pürüzlü. Davranış. Sertlik.

 

Confusion : Karışıklık. Konfüzyon. Birbirine karıştırma. Bozulma. Utanma. Kargaşa. Sersemlik. Keşmekeş. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Kafa karışıklığı.

Deformities : Moral bozukluğu. Biçimsizlik. Şekil bozukluğu. Sakatlık.

Skewness : Kayıklık. Gözlemlerin ortalamanın sağında ya da solunda toplanmasından ötürü bir dağılımın verdiği çizgenin tam bakışım durumundan gösterdiği sapma, bk. bakışımlılık. Bükülme. Yamukluk. Eğiklik. Dağılımın simetrik olup olmadığına bakan bir ölçüm. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir dağılımın, bakışımlı durumdan ya da aritmetik ortalama çevresindeki dengeden uzaklaşma eğilimi göstermesi. Yatıklık.

Balls up : Hata sonucu oluşan karışıklık. Acemice iş. (britanya argosu) dağınıklık. İçine sıçmak. Beceriksizlik. Dağınıklık.

Delinquency : Görevi ihmal etme. Suça sürüklenme. Kötüye kullanma. Suç işleme. Kabahat. Suç işleme (çocuklarda). Hata. İhmal.

Chicken feed : Devede kulak. Met. Metaamfetamin. Tavuk yemi. Az para. Kuş yemi. Kristal meth. Bozuk para.

Incongruity : Faklılık. Bağdaşmama. Tuhaflık. Uygunsuzluk. İnsicamsızlık. Uyuşmayan kısım. Yersizlik. Uyuşmazlık. Uyumsuzluk.

Casts : Fırlatma. Boşaltım (hayvanlarda). Biçim. Dökümcülük. Rol dağıtımı. Eğrilik. Zoka. Cins. Rol alanlar.

Delict : Kanunu çiğneme. İhlal.

Irregularities synonyms : defecting, defects, chickenfeed, exceptions, addlement, error, inconsistency, abnormal, culpability, criminalities, contradiction, blame, deviancy, perversion, anarchy, contradictions, discongruity, solecism, bumpiness, being broken down, abnormals, big fuss, anomie, contradistinction, bouleversement, contrariety, crookedness, criminal offense, exception, incongruities, chaoses, deviances, decomposes.