Solenoids türkçesi Solenoids nedir

  • Solenoit.
  • Mıknatıslı bobin.

Solenoids ingilizcede ne demek, Solenoids nerede nasıl kullanılır?

Solenoid brake : Elektromanyetik fren. Solenoit fren.

Solenoid magnet : Dolanaç. Dolanaçlı mıknatıs.

Solenoid switch : Manyetik anahtar. Çekimli çevirgeç. Selenoid anahtar. Solenoid şalter. Elektrik akımının oluşturduğu çekim gücüyle bir elektrik çevrimini yöneten çevirgeç. Elektromanyetik elektrik düğmesi. Marş solenoidi otomatiği.

Solenoid valve : Solenoit valf. Manyetik bir makara yardımıyla açılıp kapanan vana. Selenoid valf. Elektronik valf. Solenoid valf. Elektromanyetik valf. Elektromanyetik supap. Manyetik valf. Selenoid vana. Selenoid valfi.

Solenoid : Marş otomatiği. Helezonik. Selenoid. Sarmal bobin. Sarmal. Mıknatıslı bobin. Solenoit. Sarmak bobbin. Solenoit şalter.

Solenodon : Sivri burunlu tanrek. Böcekçiller (ınsectivora) takımının, sivri burunlu tanrekgiller (solenodontidae) familyasından, 34 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, başı ve ağzı çok uzamış, kuyruğu uzun ve pullu, haiti'de yaşayan bir tür.

Be insolent : Yüzsüz olmak.

Behave insolently : Küstahlık etmek.

Solenocyte : Solenosit. Bazı solucanlarda ve amfiyoksüslerde bulunan ve nefridyumlara bağlı olan kamçılı ve topuz biçimindeki özel hücreler. Bazı solucanlarda ve amfiyoksüs'de bulunan ve nefridyumlara bağlı olan kamçılı ve topuz biçimindeki özel hücreler.

 

Solenette : Dil balığı. Akdil balığı.

İngilizce Solenoids Türkçe anlamı, Solenoids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solenoids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solenoid : Selenoid. Sarmal. Helezonik. Sarmal bobin. Marş otomatiği. Solenoit şalter. Yalıtılmış iletken teli yuvaksal bir yüzey üzerine bir ya da çok katlı sararak elde edilen uzun makara, anlamdaş akım sarmalı.

Magnet : Bir elektrik akımı üzerinde kuvvet etkisi ile kendini belli eden ve demir mıknatıssal tozları çekebilen demir ya da çelik nesne. Mıknatıs. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Komşu cisimde bir mıknatıslı alan oluşturan cisim. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Elektrikli mıknatıs. Demirkapan.

Coil : Dolamak. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Kangal yapmak. Dolanmak. Tutam. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Sarılmak. Bukle yapmak. Kangal.