Solidarism türkçesi Solidarism nedir
- İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.
- Sosyal dayanışma.
- Dayanışma.
- Tesanüt.
- İktisat alanında kullanılır.
- Solidarizm.
- Dayanışmacılık.
Solidarism ingilizcede ne demek, Solidarism nerede nasıl kullanılır?
Solidarist : Dayanışmacı.
Solidarities : Topluluk (ortak çıkar hedef ve sorumluluklar vs ile oluşturulmuş). Dayanışma. Tesanüd. Solidarite. Beraberlik. Tesanüt. Tesanütçülük. Birlik. Birliktelik duygusu.
Solidarity : Birlik. Birliktelik duygusu. Topluluk (ortak çıkar hedef ve sorumluluklar vs ile oluşturulmuş). Dayanışma. Tesanüt. Beraberlik. Solidarite. Tesanüd. Tesanütçülük.
Organic solidarity : Organik dayanışma.
Social solidarity : Sosyal dayanışma. Tesanüt. Sosyal yardımlaşma. Toplumsal dayanışma. Solidarizm. Bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun üretim yapısı, kurumları ve değerlerinin birbiriyle tutarlı olması ve sürtüşmesiz işlemesi, bk. toplumsal uyuşma.
Theory of solidar pathology : Evrende var olan her şeyin atomlardan oluştuğunu, hastalıkların da canlı organizmayı oluşturan atomların fiziksel düzeninin bozulması sonucu biçimlendiğini savunan görüş. Solidar patoloji görüşü.
Anisotropic consolidation : Anizotropik konsolidasyon. Anizotrop. Eşyönsüz pekleşme. Anizotrop konsolidasyon.
Solidago : Sarı çiçekler veren ve birkaç yıl yaşayan bir bitki türü. Altınbaşak. Sançomak. Altın başak. Altınbaşak otu. Sarı çomak.
Consolidated annuity : Devlet tahvilleri. Yıllık. Kamu borçlarının değişik bölümlerinin birleştirilmesi.
Solidate : Katılaştırmak.
İngilizce Solidarism Türkçe anlamı, Solidarism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Solidarism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Commonness : Adilik. Bol bulunma. Çokluk. Bayağılık. Sıradanlık.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Solidarism synonyms : unity, abnormal budget, a change in demand, solidarities, cooperation, unities, cohesiveness, a pass through certificate, solidarity, commonality, abnormal budget receipts, social cohesion, a change in supply, ability to pay approach, concurrency, interdependency, interdependence, cooperations, social solidarity, mutual aid, a shift in demand.
Solidarism zıt anlamlı kelimeler, Solidarism kelime anlamı
Individuality : Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi. Şahsiyet. Bireylik. Kişilik. Benlik. Erkinlik. Hususiyet. Ferdiyet. Özellik.

Bu kısımda Solidarism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Solidarism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Solidarism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Solidarism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.