Sparring türkçesi Sparring nedir

Sparring ingilizcede ne demek, Sparring nerede nasıl kullanılır?

Sparring partner : Antreman maçı yapılan boksör. İdman arkadaşı.

Sparred : Ağız kavgası etmek. Kavga etmek. Boks maçı yapmak. Kanat ana kirişi. Dalaşmak. Tartışmak. Münakaşa etmek. Boks yapmak. Tartışma. Atışmak.

Sparrow : Sparrow roketi. Dağbülbülü. Serçe. Becet. Çitserçesi.

Sparrow grass : Kuşkonmaz.

Sparrow hawk : Atmaca. Kerkenez.

Sparrowhawk : Atmaca. Kuzey amerika kerkenezi. Cura. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, palearktik bölgede yaşayan, iç anadolu ve güneydoğu anadolu'da kışın görülen, diğer bölgelerde yerli olarak bulunan, ova ve her türlü çam ormanlarında yaşayan, uzunluğu 30 cm kadar, kahverengi, mavimsi, kül rengi karışık tüylü bir tür. delice atmaca, küçük atmaca. Küçük kuşları avlayarak beslenen küçük atmaca. Küçük atmaca.

Sparry : Mineral katmanlı taş ile ilgili. Mineral katmanlı taş özelliğinde. Mineral katmanlı taşa benzeyen.

Hedge sparrow : Çitserçesi. Çit serçesi. Avrupa'ya özgü bir bülbül (zooloji). Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, türkiye'nin doğu karadeniz bölgesinden doğu akdeniz bölgesine kadar inen ince şerit şeklindeki bir sahada her mevsim görülen, 15 cm kadar uzunlukta olan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen yerli bir tür. sürmeli çit serçesi. Dağ bülbülü. Dağbülbülü. Sürmeli dağ bülbülü. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, 15 cm kadar boyda, sırtı kırmızı kahverengi, karnı beyazımsı renkte, avrupa ve ön asya'da orman ve steplerde yaşayan, türkiye'de trakya, marmara, ege ve akdeniz bölgelerinde kışın, diğer bölgelerde her mevsim yaşayan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen bir kuş türü. çit serçesi, bozboğan.

 

English sparrow : Ev serçesi. Serçe. Serçe kuşu.

Sparrow millet : Serçe darısı. Akdarı.

İngilizce Sparring Türkçe anlamı, Sparring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spar : Boks maçı. Seren. Kavga etmek. Münakaşa etmek. Ağız kavgası etmek. Kanat ana kirişi. Boks yapmak. Direk. Dalaşmak. Boks maçı yapmak.

Bickering : Ağız kavgası. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışma. Didişme. Münakaşa. Çekişme.

Argumentation : Uslamlama. Kanıtlama. Yargılama. Münakaşa.

Arguments : Kanıt. Savunma. İşlenen konu. Konu. Görüş. Münakaşa. İddia. Parametreler. Delil.

Argle bargle : Ağız dalaşı. Hareketli tartışma.

Fisticuffs : Yumruk kavgası. Yumruk yumruğa kavga. Dövüşme. Yumruklaşma.

Pugilism : Boksörlük. Boks sanatı.

Broils : Kavga. Izgarada kızartmak. Pişmek. Kavrulmak. Izgara. Kargaşa. Izgara yapmak. Yanmak. Kızartmak.

Altercation : Ağız kavgası. Kavga. Çekişme. Atışma. Münakaşa. Anlaşmazlık.

 

Argument : Argüman. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. İşlenen konu. Belge. Görüş. Çıkarım. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Anlaşmazlık. İddia.

Sparring synonyms : altercations, broil, tilt, controversy, bickerings, boxing, contention, disceptation, disputation, bust up, argy bargy, contentions, contestation, arguing.