Sparred türkçesi Sparred nedir

Sparred ingilizcede ne demek, Sparred nerede nasıl kullanılır?

Sparring : Tartışma. Antreman maçı. Fikir tartışması.

Sparring partner : İdman arkadaşı. Antreman maçı yapılan boksör.

Sparrow : Serçe. Dağbülbülü. Becet. Sparrow roketi. Çitserçesi.

Sparrow grass : Kuşkonmaz.

Sparrow hawk : Kerkenez. Atmaca.

Sparrows : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, küçük boylu, gagaları koni biçiminde olan, böcek, meyve vb. yiyen serçe (passer domesticus), ağaç serçesi (p.montanus), söğüt serçesi (p.hispaniolensis), kaya serçesi (petronia petronia) türleri iyi bilinen bir familya. Sparrow roketi. Çitserçesi. Dağbülbülü. Serçegiller. Becet. Serçe.

Sparrow millet : Serçe darısı. Akdarı.

Chipping sparrow : Bir tür amerikan serçesi. Serçe.

Female sparrow : Dişi serçe. Yumutlayan cinsiyete ait kuş.

House sparrow : Ev serçesi. Serçe. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, serçegiller (passeridae) familyasından, sırtı kırmızı kahverengi, karnı kül rengi ak, dişisi kül renginde olan, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan bir tür. evcil serçe.

 

İngilizce Sparred Türkçe anlamı, Sparred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scramble : Sürünerek ilerlemek. Uğraşmak. Çırpmak (yum.). Dalaşma. Karıştırmak. İtişip kakışma. Acele havalanmak. Yağda pişirmek. Çabucak tırmanmak ya da ilerlemek. Sırasını bozmak.

Exchange blows : Karşılıklı darbe indirmek. Savaşmak. Birbirine vurmak. Yumruklaşmak.

Refrain : Frenlemek. Geri durmak. Kendini tutmak. Nakarat. Çekinmek. Alıkoymak. Kaçınmak. Sakınmak.

Quarreller : Kavga. Dalaşma. Bozuşmak. Münakaşa. Çekişmek. Ağız kavgası. Becelleşmek. Kavgalı olmak.

Altercation : Ağız kavgası. Anlaşmazlık. Çekişme. Atışma. Kavga. Münakaşa.

Favour : Yanında olmak. Desteklemek. Kayırmak. Onay. Hediye (sürpriz). Rahatlatmak. İyilik. İltimas etmek. Lehinde olmak. Kayırma.

Arguing : Karşı gelmek. Kandırmak. İkna etmek. Göstergesi olmak. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. İddia etmek. İspatı olmak.

Disagreed : Uymamak. Yaramamak. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Bozuşmak. Sürtüşmek. Dokunmak. Aynı düşüncede olmamak. Çelişmek. Uyuşmamak.

Spatted : Münakaşa. Sıcak tartışma. Yumurta bırakmak (istridye). Kısa tozluk. Şamar. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Ağız dalaşı.

Sparred synonyms : spars, cross swords with, quarrellers, favor, disputing, squabbled, squabble, bust up, brabble, bickering, argumentation, bandy, brabbled, argle bargle, broils, altercate, spats, bandies, brabbles, mutual, bickers, bandied, quarrel, bat around, broil, quarrels, bout, disputes, contention, spat, argufy, boxing match, contestation.

 

Sparred zıt anlamlı kelimeler, Sparred kelime anlamı

Act : Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Bölüm. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Yasa. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Etki etmek. Numara yapmak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. -e etkimek.

Unshared : Paylaşılmamış. Bölünmemiş. Bölüşülmemiş.

Separate : Ayrı yaşamak. Ayrışmak. Müstakil. Yollarını ayırmak. Ayrık. Ferdi. Ayırmak. Ayrıbasım. Tecrit etmek. Ayrıştırmak.