Speakings türkçesi Speakings nedir

Speakings ingilizcede ne demek, Speakings nerede nasıl kullanılır?

Speaking acquaintance : Bir kimseyle çok yakın tanışık olmama durumu. Konuşma aşinalığı.

Speaking clock : Saat servisi (telefon).

Speaking for myself : Kendim için konuşacak olursam. Kendi adıma. Bence. Kendim için konuşursam.

Speaking ill of : (hakkında) ileri geri konuşmak. Kötülemek. Kötüleme. Hakkında kötü konuşmak.

Speaking likeness : Aşırı benzeyiş. Tıpkısı olma.

Be on speaking terms : Biriyle iyi bir ilişkide olmak. Barışçıl bir ilişki sürdürmek. Dostane bir ilişki içinde olmak. Konuşmak.

Broadly speaking : Kabaca. Belirli istisnaları veya detayları hesaba katmaksızın. Yaklaşık. Genellikle.

I want an english speaking guide : İngilizce konuşan bir rehber istiyorum.

Speaking trumpet : Megafon.

Speaking of : Bundan hazır söz etmişken. Lafı açılmışken. Sözü gelmişken. Bahsederken. Gelince. Demişken. Hazır bahsetmişken. Tam sözederken. Konusu açılmışken.

İngilizce Speakings Türkçe anlamı, Speakings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speakings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fluent : Düzgün. Rahat. Pürüzsüz. Kıvrak. Sürükleyici. Beliğ. Akıcı bir şekilde konuşan. Akıcı (konuşma). Akıcı konuşan.

Dialogue : Mükaleme. Oyunun gelişiminde asal görevi olan, kişiler arasındaki konuşmanın tümü. konuşma örgüsü, bir oyunun olay dizisini ileri götürmek, oyun kişilerini nitelendirmek ve çatışmaları ortaya çıkarmada önemli bir araçtır. Konuşma örgüsü. Söyleşme. Bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşma ya da ikili görüşme. İkili konuşma. İleti. Konuşmalar. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması.

Animate : Neşelendirmek. Yaşayan. Anime etmek. Hayat vermek. Diriltmek. Hareketlendirmek. Yaşam bulmak. Heyecan katmak. Hayat bulmak.

Efficacious : Etkili. Yararlı. Yeterli. İstenen sonucu veren. Tesirli. Amaca hizmet eden.

Expressive : Anlatımcı. İfade eden. Manalı. Anlamlı. Gösteren. Anlatan. Dışavurumcu.

Yacker : Konuşkan. Ağzı laf yapan. Sohbet eden.

Chin wag : Çene çalma. Söyleşi. (argo) sohbet.

Talkings : Sesli (film). Konuşuyor. İkaz. Konuşkan. Sesli film.

Delivery : Doğurma. Temin. Konuşma tarzı. Konuşma biçimi. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Verme. Bir şeyi, verilmesi gereken yere verme. Verim. Dağıtım.

Beany : Enerjik. Yerinde duramayan. Kıpır kıpır.

Speakings synonyms : speech production, heartwarming, causeries, bounciest, luminous, fastmoving, alive, dialog, mordant, attracting, effectively, airiest, bright, biting, relation, dramatic, spoken, runnier, acid, incisive, serene, above ground, affectional, bobbish, breathings, eloquent, breathing, bouncier, susurration, tongued, effectual, vocalizer, liquid.

Speakings zıt anlamlı kelimeler, Speakings kelime anlamı

Nonspeaking : Sessiz (rol). Konuşmasız (rol).

Uncommunicative : Çekingen. Ağzı sıkı. Az konuşur. Az konuşan. Ketum. Konuşkan olmayan.