Fluent türkçesi Fluent nedir

Fluent ile ilgili cümleler

English: Ali is a fluent speaker of Japanese.
Turkish: Ali Japoncayı akıcı olarak konuşur.

English: Ali is fluent in French, English and German.
Turkish: Ali Fransızca, İngilizce ve Almanca'da akıcıdır.

English: Ali is fluent in French.
Turkish: Ali Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.

English: Ali isn't a fluent speaker of French.
Turkish: Ali Fransızcayı akıcı olarak konuşan biri değildir.

English: Ali is a fluent speaker of French.
Turkish: Ali akıcı bir Fransızca konuşmacısı.

Fluent ingilizcede ne demek, Fluent nerede nasıl kullanılır?

Fluent hebrew : Yumuşakça ve açıkça yazılan veya konuşulan ibranice. Akıcı ibranice.

Fluent pen : Akıcı yazma. Hızlı ve kolayca yazabilirlik.

Fluent reading : Akıcı okuma. Yumuşak ve kolay okuma.

Fluent speech : Akıcı konuşma. Çaba gerektirmeyen kolay konuşma. Yumuşak ve açık konuşma.

Be fluent in : (bir dilde) akıcı olmak. Akıcı şekilde konuşmak. Bir dili akıcı bir şekilde konuşmak.

Affluent society : Yüksek sosyete. Elit tabaka. Zengin toplum. Üst sınıflar. Refah toplumu.

Affluently : Verimli bir şekilde. Bolca. Fazlaca.

 

Be fluent in english : Akıcı ingilizce konuşmak. İngilizcesi iyi olmak.

Speak fluent english : Akıcı ingilizce konuşmak. İngilizcesi iyi olmak.

Fluently : Pürüzsüz. Akıcı bir biçimde. Su gibi. Akıcı bir şekilde. Bülbül gibi. Şakır şakır. Kolaylıkla. Düzgün olarak. Akıcı biçimde.

İngilizce Fluent Türkçe anlamı, Fluent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lither : Kolay eğilip bükülebilen. Eğilip bükelebilen. Esnek. Esnek vücutlu.

Smooth : Sakin. Tatlı. Huzur veren. Düzlemek. Hoş. Kolaylaştırmak. Yumuşak. Sistirelemek.

Comfortable : Rahatlatıcı. Sakin. Teselli edici. Huzurlu. Konforlu. Tatminkar. İyi.

Comfiest : Konforlu.

Cannier : Zarif. Cazip. Tutumlu. Hoş. Uyanık. Sessiz. Sakin. Açıkgöz. İdareli.

Smooths : Yatıştırmak. Süt liman olmak. Düzleştirmek. Sistirelemek. Düz. Yumuşatmak. Sakinleştirmek. Sakinleşmek.

Spellbinding : Etkileyici. Büyüleyici. Muhteşem.

Just so : Aynen öyle. Evet. Çok dikkatli bir şekilde. Çok düzenli bir halde. Tamamen doğru. Düzenli. Tamböyle. Şartıyla.

Eloquent : Belagatli. Dilbaz. Uzdilli. Uzsözlü. Dokunaklı. Etkili ve güzel söz söyleyen. Belagatlı. Etkili ve güzel (sözler konuşma tarzı). Anlamlı. Güzel konuşan.

Formal : Samimiyetsiz. Usule uygun. Şekle ait. Geleneklere göre. Formel. Kanuna göre. Muntazam. Biçimsel. Şekli.

Fluent synonyms : emanative, strongest, dandiest, smoothest, unput downable, decent, in good trim, without a hitch, glibber, lissome, composure, koshers, active, dandyish, facile, torrential, lissom, riveting, above water, silver, equable, supple, fastmoving, tackless, absorbing, complacent, limber, at peace, agile, speakings, lithest, glib, sleek.

 

Fluent zıt anlamlı kelimeler, Fluent kelime anlamı

Inarticulate : Eklemsiz. Kendini iyi ifade edemeyen. Belirsiz. Konuşamaz. Konuşma özürlü. İnartikülat. Dilsiz. İyi ifade edilmemiş. Derdini anlatamayan. Anlaşılmaz.

Awkward : Sakar. Ters. Uyumsuz. Kullanımı zor. Maharetsiz. Aksi. Beceriksiz. Yöndemsiz. Utandırıcı. Dik başlı.

Fluent ingilizce tanımı, definition of Fluent

Fluent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stream. Liquid. Glodding. Easily moving. A current of water. Flowing or capable of flowing.