Specifies türkçesi Specifies nedir

Specifies ingilizcede ne demek, Specifies nerede nasıl kullanılır?

Specified : Belirlenmiş. Maddeleştirilmiş. Verilen. İşaretlenmiş. Şart koşulmuş. Açıklanmış. İşaret konulmuş. Açıkça belirtilmiş. Belirtilmiş. Belirtilen.

Specified achromatic lights : Tanımlı renksiz ışıklar. Eşit-erke tayfı olan ışıkla aynı renksellikteki ışık. cle'nin 1931'de türlü bilimsel ve teknik kullanışlara göre erke dağılışını tanımladığı a, b ve c renkölçümsel ölçün ışıkları. ölçün a: renk sıcaklığı 2854° k olan akkor elektrik lambası. ölçün b: tanımlanmış sıvı bir süzgeçle birleştirilmiş ölçün a. renk sıcaklığı yaklaşık olarak 4800° k. ölçün c: tanımlanmış sıvı bir süzgeçle birleştirilmiş ölçün a. renk sıcaklığı yaklaşık olarak 6500° k. tanımlanmış bütün öteki beyaz ışıklar.

Specified measuring range : Belirlenmiş ölçme erimi.

Specified working range : Belirlenmiş ölçme erimi.

Specifier : Şartname hazırlayıcısı. Tam olarak belirten kimse. Bir şart olarak gösteren kimse. Belirteç.

Filename not specified : Dosya adı belirtilmemiş.

 

Specifiers : Bir şart olarak gösteren kimse. Tam olarak belirten kimse. Belirteç. Şartname hazırlayıcısı.

As specified : Belirtildiği gibi.

Network path specified : Ağ yolu belirtildi.

The specified file : Belirtilen dosya.

İngilizce Specifies Türkçe anlamı, Specifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Specifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjusts : Uydurmak. Alışmak. Adapte olmak. Halletmek. Uymak. Ayarlamak. Uyarlamak. Hizaya getirmek. Alıştırmak.

Describes : Resmetmek. İfade etmek. Vasıflandırmak. Anlatmak. Betimlemek. Çizmek. Tanımlamak. İzah etmek. Betimleme yapmak.

Particularizing : Ayırmak. Ayrıntılara girmek.

Ad hoc : Özel. Ad hoc. Bunun için. Belirli bir amaç için yapılmış. Doğaçlama. Bu maksatla. Planlanmadan. Geçici. Bilhassa bunun için. Özel bir amaçlı.

Denoting : İşareti olmak. İfade etmek. Adı olmak. Göstermek.

Decides : Hüküm vermek. Kararlaştırmak. Aklı kesmek. Hükme bağlamak. Karar vermek. Karar verdirmek. Karar kılmak. Sonuca varmak. Azmetmek.

Assign : Atamak. Göreve seçmek. Tahsis etmek. Vermek. Devretmek. Hamletmek. Ayırmak. Bağlamak. Saptamak.

Generality : Yaygınlık. Çoğunluk. Genel sözler. Genellik. Genel konu. Genelleme içeren söz. Belirsizlik. Genelleme. Belli bir durum ya da bağlam için geçerlenmiş olmakla birlikte, henüz yeterli bir güvenirlik düzeyine ulaşmamış nedensel ilişki, bk. yasa. Ekseriyet.

Particularised : Belirlenmiş.

Assigns : Bağlamak. Devretmek. Vermek. Göreve seçmek. Devredilen. Tahsis etmek. Atamak. Saptamak. Feragat edilen.

Specifies synonyms : taxonomic category, bacteria species, fish species, var., type species, denote, particularizes, qualify, denominate, bring, breed, deliver oneself of, characterize, characterizes, specify, denominates, variety, enouncing, enounce, taxonomic group, defines, genus, enounced, denotes, ascertain, stock, declare oneself for something, accounters, peculiar, specialized, define, unique, characterizing.

 

Specifies zıt anlamlı kelimeler, Specifies kelime anlamı

Unspecialized : (amerikan ingilizcesi) uzmanlaşmamış. Uzman olmama. Uzmanlığı olmama (unspecialised olarak da yazılır). Uzmanlaşmamış.

Imprecise : Özensiz. Dikkatsiz. Tam doğru olmayan. Gevşek. Titiz olmayan. Kesin olmayan. Tam isabetli olmayan.

Nonspecific : Özel olmayan. Tanımlanmamış. Nonspesifik.

Specifies antonyms : particularity, general, unspecified.