Specimens türkçesi Specimens nedir

Specimens ile ilgili cümleler

English: These specimens are divided into several categories.
Turkish: Bu örnekler birkaç kategoriye ayrılır.

Specimens ingilizcede ne demek, Specimens nerede nasıl kullanılır?

Specimen copy : Örnek kopya.

Specimen page : Örnek sayfa. Örnek olarak verilen sayfa.

Specimen preparation : Örnek hazırlama.

Specimen signature : Tatbik imza. İmza örneği. Tatbiki imza.

Blood specimen : Kan tahlili.

Mounted specimen : Gömülü numune.

Urine specimen : İdrar örneği.

Type specimen : Belli bir türün adlandırılmasına ve bilimce ilk tanıtımına yarayan örnek. Numune. Anaörnek. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Model. Tip tür. Nominal bir cinse ait tip olarak tayin edilen tür. Örnek.

Taking feed specimen : Yem numunesi alma. Yem örneği alma. Yemlerden tüm partiyi temsil edecek biçimde bir miktar ayrılması, yem numunesi alma.

Mixed specimen : Herhangi bir partiden alınan değişik örneklerin birleştirilip karıştırılmasıyla elde edilen ürün miktarı. Paçal numune.

İngilizce Specimens Türkçe anlamı, Specimens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Specimens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Image : Görüntü. Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi. İmge. Kopya. Tapıncak. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Resim. Benzetme. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.

Kooks : Garip insan. Sersem. Antika tip. Çılgın. Tuhaf tip. Aptal. Kafasız.

Exempla : Örnekler. Ahlaki bir noktaya işaret etmek üzere anlatılan kısa hikaye. Suretler. Kopyalar. Seçmeler.

Paragons : Erdem örneği. Kusursuzluk örneği. Mükemmel numune. Kusursuz elmas. Mükemmel olduğu kabul edilen örnek. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Yirmi puntoluk harf. En iyi örnek.

Originals : Orijinal. Asıl. Bir şeyin ilk biçimi. Özgün. Orijinal kimse. Asıl nüsha. Asıl metin. Özgün canlı. Organizatör.

Norm : Ölçü. Düstur. Bireyler arası ilişkileri ya da bir gidişi yöneten, yaptırıma bağlanmış davranış kuralları. Fels.ilke. Sayılamsal ortalama ya da tipik değer. yaş kümeleri ya da sınıf kümeleri gibi belli kümelerin ölçünlendirilmiş bir test uygulaması sonucu gösterdikleri ortalama başarı. Düzgü. Norm.

Breed : Soy. Irk. Tür. Üretmek. Büyütmek. Doğurmak. Çiftleşmek. Yetiştirmek. Nesil. Yavrulamak.

 

Mockup : Tam boy maket. Test modeli. Maket. Taklit model. Tam boy model. Kukla. Doğal boyutta model.

Essay : Tecrübe etmek. Kalkışmak. Yapmaya kalkışma. Deneme. Tahrir. Yapmaya kalkışmak. Tecrübe. Girişim. Denemek.

Taxonomic group : Cins kategorisi. Taksonomik grup. Cins grubu.

Specimens synonyms : pious, bacteria species, var., type species, taxonomic category, fish species, crackpot, epitome, ensign, epitomes, assay, mannequins, specimen, lip service, test, endangered species, dissection, analyses, customers, for effect, archetypes, cusses, crotcheteer, examples, sort, variety, emblem, modal, oddballs, exemplary, customer, ensample, codger.