Specious türkçesi Specious nedir

  • Makul görünüş.
  • Görünüşte doğru ancak gerçekte yanlış olan.
  • Aldatıcı.
  • Yanıltıcı.
  • Görünüşte iyi olan.
  • Sahte.
  • Görünüşte doğru.

Specious ingilizcede ne demek, Specious nerede nasıl kullanılır?

Speciously : Görünürde gerçek ancak aslında sahte olan bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde albenisi olarak. Sahte bir şekilde. Yanıltıcı bir biçimde. Aldatıcı olarak cazip bir şekilde. Sahte görüntülü bir şekilde.

Speciousness : Güvenilmezlik. Aldatıcılık. Yanıltıcılık. Dış görünüşün aldatıcılığı.

Speciosities : Sahte görüntülülük. Sahtelik. Yanıltıcı bir şekilde albenisi olma durumu. Görünürde gerçek ancak aslında sahte olma durumu. Aldatıcı caziplik. Sahte olma durumu.

Speciosity : Yanıltıcı bir şekilde albenisi olma durumu. Aldatıcı caziplik. Sahtelik. Sahte görüntülülük. Sahte olma durumu. Görünürde gerçek ancak aslında sahte olma durumu.

Special : Özel. Günün yemeği. Özel yayın. Geçici polis. Özel muhabir. Ek. Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan). Spesiyalite. Özel bir program. Özel sayı.

Special ability : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Özel yetenek.

Special alloy : Özel alaşım.

 

Special anaesthesia combinations : Özel anestezi kombinasyonları. Genel anestezik ilaçları, narkotik analjezikler ve nöroleptik ilaçlarla birleştirerek yapılan anestezi biçimi.

Special anatomy : Özel organların araştırılması bilimi. Belirli organlar veya organ grupları ile işlevlerini inceleyen anatomi. Özel anatomi.

Special abilities : Özel yetenekler.

İngilizce Specious Türkçe anlamı, Specious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Specious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deceptive : Kandırıcı. Aldatan.

Double hearted : Aldatan. İki kalbi olan. Kandıran. Çift kalpli. Sahte bir kalbi olan. İki kalpli. Kandırıcı. Hain.

Baleful : Uğursuz. Şeytani. Kötülük dolu. Nefret dolu. Meşum. Kötü niyetli. Kötü niyetli (bakış). Zararlı.

Apparent : Kolaylıkla görülür. Görünür. Bariz. Açık. Görünüşteki. Görünüşte. Aşikar. Görünüşte olan. Belli. Belirgin.

Apocryphal : Doğruluğu şüpheli. Doğruluğu kabul edilmeyen. Sonradan uydurulmuş. Uydurma.

Catchiest : Hoş. Cazip. Akılda kalıcı. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Akılda kolay kalan. Çekici. Hileli. Kolayca akılda kalan. Alımlı.

Candied : Şatafatlı. Şekerli. Şekerlenmiş. Hoş görünen. Üstü şeker kaplı. Şekerle kaplı. Şekerleme yapılmış. Tatlı dilli.

Confusional : Anlaşılmaz. Şaşırtan. Şaşırtıcı. Kafa karıştıran.

Baffling : Şaşırtma. Sürekli değişen. Kafa karıştırıcı. Güç. Zor. Kararsız. Durmadan değişen. Şaşırtıcı.

Delusive : Gerçek dışı. Asılsız. Hayali.

Specious synonyms : beguiling, false, double handed, colorable, colored, counterfeit, illusory, bogus, misleading, gilded, coloreds, coloured, catchier, illusive, artificial, elusory, affected, bad person, brummagem, spurious, cammed, colourable, meretricious, artful, illusionary, chimeric, catchy, bastard, fallacious, captious, apocrypha, bad, cardboard.

 

Specious zıt anlamlı kelimeler, Specious kelime anlamı

Sincere : Samimi. Gönülden. Halis. Sadık. Samimiyet. Muhlis. Gerçek. Hüsnüniyet. Yürekten. Candan.

True : Sadık. Som. Safi. Tam olarak. Halis. Düzeltmek. İçten. Geçerli. Katışıksız. Doğrultmak.

Specious ingilizce tanımı, definition of Specious

Specious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pleasing in form or look. Showy. Presenting a pleasing appearance.